Sağlıklı Beslenme kategorisinde tarafından
"Kuruyemişçilerde satılan kabukları beyaz tertemiz incirden uzak durulması gerekiyor. Herhangi bir ilaç kullanmadan incirin bu derece beyaz veya açık krem renginde kalması mümkün değildir. Peroksite (H2O2 bir çeşit çamaşır suyu) bandırma işlemi yapan işçilerin sıkça sağlık sorunu yaşadığını, zehirlenme vakalarının görüldüğü, solunum güçlüğü çektikleri bilinmektedir.  Kuru incirdeki küf de olabilir. Küf nemli ve sıcak ortamlarda üreyebilen, mantar sınıfına ait olan bir mikroorganizmadır. Üremelerindeki en önemli etken ise sudur. Ortamın nemi ve sıcaklığı arttıkça küf gelişimi artmaktadır. Asıl problem ise küflerin oluşturduğu Mikotoksinlerlerdedir ve sağlığına ciddi zararları bulunmakta hatta ölüme de neden oldukları bilinmektedir."

Kuru gıdalarda sağlığa uygunluk denetiminin yapıldığına dair haber okudunuz mu?

Cevabınız

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.

22 Cevaplar

tarafından
Hello team!
I came across a 144 awesome platform that I think you should browse.
This site is packed with a lot of useful information that you might find interesting.
It has everything you could possibly need, so be sure to give it a visit!
<a href=https://businesshunt360.com/the-history-of-the-principal-forms-of-betting/>https://businesshunt360.com/the-history-of-the-principal-forms-of-betting/</a>
 
Furthermore do not overlook, everyone, — one at all times can inside the publication locate responses to your most confusing questions. Our team tried to explain all data in the very easy-to-grasp way.
tarafından
Hello lads!
I came across a 144 useful tool that I think you should check out.
This site is packed with a lot of useful information that you might find insightful.
It has everything you could possibly need, so be sure to give it a visit!
<a href=https://www.elist10.com/how-to-make-yourself-work-6-ways-to-fight-the-reluctance-to-do-anything/>https://www.elist10.com/how-to-make-yourself-work-6-ways-to-fight-the-reluctance-to-do-anything/</a>
 
And remember not to forget, guys, which one at all times are able to inside the piece find responses to address your the very complicated queries. The authors attempted — present the complete information using an very accessible manner.
tarafından

Recep Genel'in 24 Mayıs 2025 yazısı: 

Beslenmiyoruz zehirleniyoruz

Zehirleniyoruz, ömrümüz, sağlımız ağır ağır elimizden alınıyor. Tüm ülke bu gerçeğin farkındayız. Ancak elle tutulur hiçbir önlem de almıyoruz.

O mis kokulu salatalıklar, domatesler, salataların vazgeçilmezi marullar bizi yavaş yavaş öldürüyor. Annelerimizin sardığı tadına doyum olmaz sarmalar katilimiz olacak.

Gıda terörü yıllardır, gündeme gelmesine karşın hâlâ uluslararası kuruluşların zehirli atıklar olarak nitelendirdiği peptisitler için gerekli adımları atmadık. Ne yeterli yasa ne de denetim var.

Üstelik durum giderek daha vahim bir hal alıyor.

İşin ilginç yanı raporlara, belgelere, analizlere rağmen duyarlı bir kesim hariç gıda terörünü kimseler umursamıyor. Gıdalardaki kimyasal kalıntıları, peptisitleri sadece ihraç ettiğimiz ürünler iade edildiğinde hatırlıyoruz.

Dönüp kendi marketlerimize, pazarlarımıza bakmıyoruz.

PAZAR VE MARKET ÖRNEKLERİ

GreenPeace Türkiye, İstanbul’da beş zincir marketin mağazalarından ve semt pazarlarından topladığı 14 sebze ve meyveye ait 155 örneği, uluslararası akrediteye sahip laboratuvarda inceledi. Ortaya korkunç bir tablo çıktı.

Laboratuvara giden numunelerin yüzde 33’ü Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği’ne uygun değil. Örneklerin yüzde 61’inde birden fazla, yüzde 43’ünde en az bir pestisit kalıntısı tespit edildi. Pestisit kalıntısında limit aşımı ya da ruhsatsız pestisit kullanımı için yapılan sıralamada yüzde 80 ile salamura yaprak zirveye yerleşti.

Yeşil sivri biberlerin yüzde 70’i, ıspanağın yüzde 67’si, kıvırcık marulun yüzde 40’ı aynı durumda. Armutların ve üzümlerin yüzde 40’ı da limitleri çoktan aşmış. Elma, dolmalık biber, patlıcan, domates, portakal, hıyar diye liste uzayıp gidiyor… Analize giden 155 numunenin 94’ünde birden fazla kalıntı var.

PAZARDA MARKETTE DENETİM

Analizde, çocuk sağlığı açısından risk oluşturan per/polifloroalkil (PFAS) maddelerini içeren pestisitler de incelendi. Sonuç numunelerin 67’sinde en az bir PFAS’li pestisit kalıntısı var. Yani çocuklarımız da zehirleniyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve tarım Örgütü (FAO) tarafından “çok tehlikeli” olarak nitelendirilen pestisitlerin kullanımının derhal yasaklanması artık şart oldu. Ayrıca, ne yediğimizi bilmemiz, şeffaflığı sağlamamız için tarlada, pazarda denetimlerin acilen artırılması gerekiyor.

Raporu hazırlayan Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık, bizi zehirleyen pestisitlerin bir an önce kontrol altına alınması gerektiğini belirterek bunun için büyük bir kamusal programın devreye alınması gerektiğini belirtiyor. Şık, “Bu yapılabilir bir şey, yapmak zorunda olduğumuz bir şey” diyor.

DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

İşin ilginç tarafı Greenpeace, 5 yıl önce de benzer bir çalışma yaptı. Yine beş büyük market ve bir semt pazarından domates, yeşil biber ve salatalık başta olmak üzere 90 örnek incelendi. O zamanda ürünlerin yüzde 15.6’sının mevzuata aykırı olduğu belirlenirken, yüzde 67’sinde çoklu pestisit kalıntısı bulundu. Yine domates, yeşil biber ve salatalık pestisitte liste başındaydı. Üstelik, üretimin sıkıntılı olduğu ekim, kasım aylarında pestisit miktarında ciddi bir artış yaşanıyordu.

Yani 5 yılda hemen hiçbir şey değişmedi. Hatta tablo çok daha vahim bir hal aldı.

https://www.nefes.com.tr/yazarlar/recep-genel/beslenmiyoruz-zehirleniyoruz-36782

Benden Not: Sağ kalacak olanlar 5 yıl sonra haber kaynaklarını tarasın, her şeyin daha kötü olduğuna dair haberleri okusun...

tarafından

Dikkat edilecek gıdalar neler?

ABD merkezli kâr amacı gütmeyen kuruluş The Environmental Working Group (EWG), en çok pestisit içeren meyve ve sebzelerin bir listesini yayınladı. Rapora göre elma, üzüm, çilek ve ıspanak gibi popüler ürünler en yüksek seviyede pestisit kalıntısı içerenler arasında yer alıyor. Kuruluş ayrıca daha düşük pestisit seviyelerine sahip, daha güvenli kabul edilen meyve ve sebzeleri de sıraladı.

Çalışmada, bitki verimliliğini artırmak için kullanılan bu kimyasalların insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi. Uzmanlar, incelenen çilek numunelerinde ortalama 7.8 farklı pestisit tespit etti. Bunlar arasında kısırlık ve kanserle ilişkilendirilen karbendazim ile nörolojik yan etkileri olan bifentrin de bulunuyor.

ABD Tarım Bakanlığı ve Gıda ve İlaç Dairesi tarafından toplanan on binlerce numuneyi analiz eden uzmanlar, 46 meyve ve 12 sebze türünü inceledi. Toplamda 12 üründe 209 farklı pestisit bulunurken, ürünlerin %95'inde en az bir kimyasal ize rastlandı. En sık rastlanan kimyasallar arasında fludioksonil, piraklostrobin, boskalit ve pirimetanil yer alıyor. Uzmanlar bu maddelerin DNA'ya zarar verebileceğini, kanser riskini artırabileceğini ve hormonal bozukluklara yol açabileceğini belirtiyor.

EWG'den kıdemli toksikolog Dr. Alexis Temkin, tarımda kullanılan kimyasalların insanların hormon sistemini bozduğuna dair artan kanıtlar olduğunu ifade etti.

Listede üst sıralarda yer alan ıspanakta da ortalama 7 farklı pestisit tespit edilirken, bir numunede bu sayının 19'a kadar çıktığı görüldü. ABD'de toplanan ıspanaklarda, Avrupa'da yasaklanmış olan ve sinir sistemini bozan permetrin isimli kimyasala rastlandı. Elmalarda ise kan dolaşımı, böbrekler ve akciğerler için ciddi zararları olabilen difenilamin maddesi bulundu.

EWG uzmanları, tüketicilere organik ürünleri tercih etmelerini, meyve ve sebzeleri iyice yıkamalarını ve uygun durumlarda kabuklarını soymalarını öneriyor.

En Çok Pestisit Bulunan Meyve ve Sebzeler:

  • Çilek, Ispanak, Üzüm, Şeftali, Erik, Nektarin, Elma, Biber, Kiraz, Böğürtlen

Pestisit Oranı Düşük Meyve ve Sebzeler:

  • Avokado, Mısır, Ananas, Soğan, Papaya, Bezelye, Kuşkonmaz, Kavun, Kivi, Lahana, Karpuz, Mantar, Mango, Tatlı Patates
tarafından

İstanbul Pazarlarında Satılan 11 Üründe Tehlikeli Kimyasal Kalıntılar Tespit Edildi

Greenpeace Türkiye’nin gerçekleştirdiği son araştırma, İstanbul’daki market ve pazarlarda satılan sebze-meyve ürünlerinin büyük bölümünde insan sağlığına zararlı kimyasallar bulunduğunu ortaya çıkardı. Analizlerde, ürünlerin önemli bir kısmında yasaklı pestisitler ve PFAS kalıntılarına rastlandı.

Gıda güvenliği konusunda kaygıları artıran araştırma kapsamında, İstanbul'daki beş farklı zincir market ve semt pazarından alınan 155 sebze-meyve örneği laboratuvar ortamında incelendi. Sonuçlar, tüketicilerin ciddi sağlık riskiyle karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi.

Analiz Bulguları Endişe Verici

  • Örneklerin %61’inde birden fazla pestisit kalıntısı bulundu.

  • %43’ünde doğrudan kanser riskiyle ilişkilendirilen PFAS maddeleri tespit edildi.

  • Ürünlerin %31,6’sı mevcut Türk Gıda Kodeksi'ne uygun çıkmadı.

  • 50 üründe izin verilmeyen pestisitler kullanılmıştı.

Özellikle salamura yaprak, yeşil sivri biber, ıspanak ve armutta yasaklı ya da sınırın üzerinde pestisit saptandı.

En Yüksek Risk Taşıyan Ürünler

Zehirli madde kalıntısı en fazla şu ürünlerde belirlendi:

  • Salamura yaprak (%80)

  • Sivri biber (%70)

  • Ispanak (%67)

  • Kıvırcık marul, armut, üzüm (%40)

  • Elma (Golden/Starking türü) (%30)

  • Patlıcan, dolmalık biber (%20)

  • Domates (%13)

  • Portakal (%10)

  • Salatalık (%7)

Bu kalıntıların çoğu, insan sağlığı açısından zararlı olacak düzeydeydi.

Uzmanlardan Uyarı: Çocuklar Daha Fazla Etkileniyor

Gıda mühendisi Dr. Bülent Şık’ın değerlendirmesine göre, bu tür kimyasallar özellikle çocuklarda bağışıklık, sinir sistemi ve hormon dengesini bozabiliyor. PFAS maddeleri ise tiroit hastalıkları, karaciğer hasarı, kısırlık ve bazı kanser türleriyle doğrudan ilişkilendiriliyor.

Greenpeace’ten Yetkililere Çağrı

Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenerek pestisit analizlerinin kamuoyuyla düzenli paylaşılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, çocukların sağlıklı ve temiz gıdaya ulaşma hakkının korunması gerektiğinin altını çizdi.

tarafından

Afrika cangıllarında karşılaşılabilecek zehirli hayvan ve bitkilerin adedi bu topraklardak gıdalardan daha az olma ihtimali...

Avrupa’dan Türkiye’ye Gıda Alarmı: 20 Ürün Zehirli Çıktı, Geri Gönderildiler

Türkiye'den Avrupa ülkelerine ihraç edilen 20 farklı gıda ürünü, sağlık açısından tehlikeli maddeler içerdiği gerekçesiyle reddedildi. Ürünlerde tespit edilen pestisitler ve kanserojen maddeler nedeniyle Avrupa Birliği (AB) ülkeleri söz konusu ürünleri iade etti.

Tarım ve Orman Bakanlığı, 7 Ocak 2025 tarihinde yayımladığı yeni yönetmelikle pestisit sınırlarını AB standartlarına uygun hale getireceğini duyurmuştu. Yönetmelikte, tam uyumun üç ay içinde sağlanacağı belirtilmiş, ancak bu süreden önce üretilmiş ürünlerin raf ömrü boyunca piyasada kalabileceği ifade edilmişti. Ancak Avrupa ülkelerinden gelen ardı ardına bildirimler, bu sürecin ciddi riskler barındırdığını gözler önüne serdi.

Tehlike Bildirimleri Art Arda Geldi

  • 11 Nisan – Almanya, Türkiye'den gelen üzüm yapraklarında beş farklı pestisit tespit etti. Ürünler “pestisit kokteyli” olarak nitelendirilip piyasadan çekildi.

  • 15 Nisan – İtalya, Türkiye menşeli Antep fıstığında aflatoksin oranının yasal sınırların çok üzerinde olduğunu açıkladı. Aynı gün Belçika, kekikte yüksek miktarda pirolizidin alkaloidi tespit etti.

  • 16 Nisan – Hollanda, incirlerde aflatoksin ve okratoksin seviyelerinin aşırı yüksek olduğunu bildirirken; Slovakya, buğday ekmeğinde zararlı katkı maddeleri saptadı.

  • 17 Nisan – Almanya, kuru incirde yüksek seviyede okratoksin A, organik nohut ununda ise salmonella bulunduğunu duyurdu.

  • 22 Nisan – Bulgaristan, Türkiye’den gelen limonlarda tehlikeli seviyede chlorpyrifos-methyl pestisiti belirledi. Belçika, çikolatalarda alerjen içeriklerin etiketsiz olduğunu tespit etti. İsviçre ise maydanozda kereviz alerjeni saptadı.

  • 23 Nisan – Bulgaristan, limonlarda pestisit oranının 42 katı aştığını rapor etti. Aynı gün İtalya ve Hollanda, incirlerde aflatoksin sınırlarının çok üzerinde değerler bildirdi.

  • 24-25 Nisan – Almanya, kayısı ve nanelerde aflatoksin, okratoksin ve salmonella buldu.

  • 30 Nisan – 5 Mayıs – Avusturya’da kabakta, Almanya’da kahvede ve mısır çerezinde, Yunanistan’da ise susamda tehlikeli maddeler tespit edildi.

Bu gelişmeler, Türkiye'den gönderilen gıdalarda denetim eksikliği ve uluslararası standartlara uyum sorunu olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.

tarafından

Sağlıklı Beslenme İçin Büyük Adım: Zararlı Gıda Katkı Maddeleri Yasaklanıyor

Amerika Birleşik Devletleri'nde gıda endüstrisi büyük bir değişimin eşiğinde. Kaliforniya'dan başlayan ve diğer eyaletlere yayılan bir hareketle, sağlığımızı tehdit eden birçok gıda katkı maddesi yasaklanmak üzere. Bu yasalar, binlerce popüler atıştırmalık, şekerleme ve meşrubatı marketlerden kaldırabilir.

Neden bu yasalar çıkıyor? Uzmanlar, yasaklanan maddelerin kansere ve doğurganlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. Bu maddeler, uzun yıllardır Avrupa Birliği gibi birçok ülkede yasaklıydı. Amerika'da da artık tüketicilerin sağlığına daha fazla önem verilmesi gerektiği düşünülüyor.

Hangi maddeler yasaklanıyor? Kaliforniya'da bromlu bitkisel yağ, potasyum bromat gibi maddeler yasaklanırken, diğer eyaletlerde de azodikarbonamid, bütillenmiş hidroksianisol ve çeşitli gıda boyaları gibi zararlı maddeler hedef alınıyor.

Bu yasaların etkileri neler olacak? Bu yasalar sayesinde, tüketiciler daha sağlıklı beslenme seçeneklerine sahip olacaklar. Gıda üreticileri ise ürün formüllerini değiştirmek zorunda kalacaklar. Bu durum, gıda endüstrisinde büyük bir dönüşüme yol açabilir.

Peki, bu yasalar sadece Amerika'yı mı etkiliyor? Hayır, bu gelişmeler dünya genelinde gıda güvenliği konusundaki tartışmaları alevlendiriyor. Diğer ülkeler de benzer düzenlemeler yaparak tüketicileri korumayı amaçlayabilir.

Sonuç olarak, Amerika Birleşik Devletleri'nde başlayan bu hareket, gıda endüstrisinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Tüketicilerin sağlığına daha fazla önem verilen bir geleceğe doğru ilerleniyor.

Bu haberin önemi: Bu haber, tüketicilerin gıda etiketlerini dikkatlice okumaları ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmeleri gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Aynı zamanda, gıda endüstrisinin daha şeffaf ve sorumlu davranması gerektiğini gösteriyor.

Özetle: Sağlıklı beslenmek isteyen herkes için bu gelişme oldukça sevindirici. Ancak, bu yasaların tam olarak ne zaman yürürlüğe gireceği ve tüm etkileri henüz netlik kazanmadı. Gelismeleri yakından takip etmek gerekiyor.

Binlerce meşrubat, şeker, atıştırmalık marketlerde yasaklanıyor: Uymayana ceza yağacak

ABD'nin çeşitli eyaletlerinde ilerleyen yasa tasarıları, gıda katkı maddeleriyle ilgili önemli düzenlemeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Bu tasarıların yasalaşması durumunda, binlerce sevilen şekerleme, atıştırmalık ve meşrubat, mevcut halleriyle yasaklanabilir. Kaliforniya’nın Ekim 2023’te kabul ettiği ve "Skittles Yasağı" olarak bilinen yasadan ilham alan New York, Pensilvanya ve Illinois gibi eyaletler de benzer adımlar atmaya hazırlanıyor.

Binlerce meşrubat, şeker, atıştırmalık marketlerde yasaklanıyor: Uymayana ceza yağacak

Kaliforniya, bromlu bitkisel yağ, potasyum bromat, propilparaben ve Red 3 gibi dört katkı maddesini yasaklayan çığır açıcı bir yasağı onayladı. Bu maddeler, Avrupa’da kanser ve doğurganlık sorunlarıyla ilişkili oldukları için yıllardır yasaklı durumda. Yeni yasa, bu kimyasalların bulunduğu gıdaları üreten şirketleri ya formüllerini değiştirmeye ya da yasal yaptırımlarla karşı karşıya kalmaya zorlayacak.

Diğer Eyaletler Harekete Geçiyor: New York, Illinois, New Jersey ve Pensilvanya gibi eyaletler de benzer yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyor. New York’ta sunulan yasa tasarısı, azodikarbonamid ve bütillenmiş hidroksianisol gibi maddelerin yasaklanmasını öngörürken, Pensilvanya’daki tasarı, şekerleme ve işlenmiş gıdalarda yaygın olarak kullanılan Red 40, Yellow 5, Yellow 6, Blue 1 ve Blue 2 gibi gıda boyalarını hedef alıyor.

tarafından
Hemen her gün başka bir ülkeye ihrac edilen gıda maddesinde, izin verilenin onlarca kat üzerinde pestisit, aflatoksin ve benzeri küfler ihtiva etmesi sebebiyle imha edildiği veya gei gönderildiği haberleri çıkarken, bu tarz haberlerle hepsinin aldıkları maaşların haram olduğu ispat edilen yetkililer tam siper... Elbette bu denetimler ya yapılmıyor veya yapılanın binde biri seviyesinde "yapıldı" denmesi için yapılıyor. Çünkü ciddi kontrol halinde öyle bir gıda kıtlığı çıkar ki halkın gelirinin sağlığa uygun gıda olarak bugünkünün onda birini satın almaya bile yetmediği ortaya çıkacaktır.

- Denetleme ki halkı fakirleştirdiğin anlaşılmasın.

- Ama ölecekler!

- Olsun, yeter ki benim saltanatım sürsün tohumuna para mı verdim. "Kader" derim... "Allah verdi Allah aldı" derim... Bir nutuk sallarım, bir tecvitli Kuran okurum, bir çamura yatarım, uyuturum. Bunun hep yaptım. Beni tercih ettiklerine göre bunu kendileri istediler.

Neyse... halka sunulabilen tek çözüm: Karbonat

Sirke veya karbonat değil: 1 kaşığı yetiyor, meyve ve sebzeleri dakikalar içinde kimyasaldan arındırıyor

Meyve ve sebzeleri dezenfekte ederken çoğu zaman onları sirke veya karbonatlı suda bekletmeyi tercih ederiz ancak yapılan yeni araştırma, karbonat ve sirkenin gerisinde kalan en etkili yönteme işaret etti. İşte meyve ve sebzelerdeki kimyasalları yok eden o malzeme...

Çoğu zaman gündelik hayatımızda meyve sebzeleri yıkamak için sirke veya karbonat kullanırız ancak Massachusetts Üniversitesi'nin son araştırması, meyve ve sebzelerdeki zararlı pestisit kalıntılarını etkili bir şekilde temizlemenin yolunu gösterdi.  Yapılan çalışmaların ardından sodyum bikarbonat çözeltisinin, yüzde 96 oranında başarı sağladığını ortaya koydu.

Halk arasında kabartma tozu olarak bilinen ve yapılan testlerde, sodyum bikarbonat çözeltisiyle yapılan 15 dakikalık yıkama sonucu, pestisitlerin yüzde 96’sı temizlendiği görüldü. Bu yöntem, alkalin pH seviyesi sayesinde pestisitlerin kimyasal yapısını bozarken, kalıntıları etkisiz hale getirir. Kabuklu meyve ve sebzeler için de etkili bir çözüm sunan sodyum bikarbonat, kabukları koruyarak besin değerini kaybetmeden pestisitlerden arınmayı sağlar.

PESTİSİT NEDİR? Pestisitler, tarımsal zararlıları kontrol etmek için kullanılan kimyasallardır ancak bu maddelerin gıda üzerindeki kalıntıları sağlık açısından ciddi riskler taşır. Zehirlenme, hormonal bozukluklar ve kanser gibi sorunlara yol açabilen pestisit kalıntılarından arınmış gıda tüketimi, sağlıklı bir yaşam için kritik önem taşıyor.

https://www.sozcu.com.tr/sirke-veya-karbonat-degil-1-kasigi-yetiyor-meyve-ve-sebzeleri-dakikalar-icinde-kimyasaldan-p113679
tarafından

PESTİSİTİN EN SIK KULLANILDIĞI ÜRÜNLER

Yapılan araştırmalar en fazla böcek ilacı bulunan tarım ürünlerinin şunlar olduğunu ortaya koyuyor:

Çilek, ıspanak, nektarin, elma, şeftali, armut, kiraz, üzüm...

Pestisit kullanımına daha az başvurulan ürünlerse ananas,portakal, nar, karpuz ve kavun olarak sıralanıyor.

İlaca hiç ihtiyaç duymayan ürünler karnabahar, brokoli, lahana, patlıcan ve soğan olarak belirtiliyor.

Odatv peşine düştü herkes bunu arıyor.. Sofralardaki bomba: Nedir bu pestisit.. Sağlığa zararları... - Son Dakika Özel Haberleri

tarafından

Bir yerde devlet varsa, hiçbir şey için değil, en azından vergi verenler vergi vermeye devam edecek kadar yaşayabilmesi gayesiyle gıda sahtekarlığını önlemek üzere çok ciddi bir gayret içinde olmalıdır.

1. Bilgi: 1 litre zeytinyağı için gereken miktarı özellikle zeytin hamken yani yeşil ve yeterince yağlanmamışken 10 hatta 12 kilograma bile çıkabilir ama 1 litre zeytinyağı için ortalama 5 kilo zeytin gerekir. Yani, 1 kg zeytinden yaklaşık 200 ml zeytinyağı çıkar.

2. Bilgi: TÜİK’e göre; temmuz ayında zeytinin kilosu 136, 680 lira olması gereken zeytinyağının litresi 116 lira. 

https://ankahaber.net/haber/detay/alaattin_aktas_tuikin_verilerini_kullanarak_madde_fiyatlarini_ikinci_kez_hesapladi_zeytinyagi_116_lira_ortalama_kira_6_bin_256_lira_ozel_universite_ucreti_199_bin_lira_191074

3. Bilgi: Bir Çinli firma Türkiye'ye 30 ton zeytinyağı aroması sattığını söyledi. 30 ton aroma ile kaç ton, zeytinyağı tadı ve kokusunda salata yağı üretilir? Ambalajlarına bakılırsa, aroma oranı binde 1 ile binde 3 oranında öneriliyor. Bu durumda sadece bir Çinli firmanın sattığı 30 ton aroma ile 10 ila 30 bin ton arasında 'zeytinyağı görünümlü yağ' üretilebilir. Zeytinyağı aroması ithaline bakanlık ne gerekçeyle izin verdi? Bu izin verildikten sonra tağşiş listesi açıklamanın gayesi nedir?

4. SORU: Kimseyi rüşvet ve görevini ihmalle suçlamak kolay değil. Ama vatandaşın vergileri karşılığı bu gibi durumlar için korunma beklemesi tabii... Sahte olan gıda mı, yetkili otoritelerin denetim ve gözetimi mi? 

5. SORU: Sadece 2024 yılbaşından beri bizim gümrüklerimize hiç takılmadan geçen 300’ü aşkın ihraç ürünümüzün AB ülkeleri gümrüklerinden “sağlığa zararlı oldukları” gerekçesiyle geri çevrilmiş. Bakanlık iade edilen bu gıdaların Türkiye’deki akıbetlerini sorguladı mı?

https://webgate.ec.europa.eu/rasff-window/screen/search?searchQueries=eyJkYXRlIjp7InN0YXJ0UmFuZ2UiOiIyMDIzLTEyLTMxVDIxOjAwOjAwLjAwMFoiLCJlbmRSYW5nZSI6IiJ9LCJjb3VudHJpZXMiOnsib3JpZ2luQ291bnRyeSI6W1s1MjIzXV19LCJ0eXBlIjp7fSwibm90aWZpY2F0aW9uU3RhdHVzIjp7fSwicHJvZHVjdCI6eyJwcm9kdWN0Q2F0ZWdvcnkiOltbMTg0MjYsMTg0NTldLFsxOTAyNV0sWzIwMDA3XSxbMjcyODRdXX0sInJpc2siOnt9LCJyZWZlcmVuY2UiOiIiLCJzdWJqZWN0IjoiIn0%3D

https://food.ec.europa.eu/food-safety/rasff_en

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-61406244

...