İktisat - Ekonomi kategorisinde tarafından
Çok kavramaya çalıştım. Çok az kişiye faydası olan bir sistem kısaca nasıl açıklanabilir? En kısa ne şekilde söylenebilir? Geniş halk kitlelerini yoksullaştıran bir işe neden devam edilir? Uzun lafa gerek yok. Gücü veren yoksulları ve orta gelirlileri ezdiğin zaman sonucu ne olur? Seçimden sonra başlıktaki ders bütün siyasetçiler tarafından öğrenilmiş olacak.

Cevabınız

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.

30 Cevaplar

tarafından
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, politika faizinin arttırılmasına eleştirerek, Twitter hesabından şu açıklamayı yaptı: “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası politika faiz oranlarını yüzde 8,5’tan 650 baz puan artışla yüzde 15’e çıkardı. Şimdi soru sormak bize cevap vermek ve hesap vermek Sayın Erdoğan’a düşer.

Sayın Erdoğan yıllardır nas ortada iken sana bana ne oluyor’ diyerek dini kavramlarımızı kendi akılsız politikalarına alet etmişti. Sayın Erdoğan nas ortada peki siz neredesiniz? Eminim bu karardan sonra bir müddet Sayın Erdoğan ortalıklarda gözükmeyecek. Bu kararın sonuçları olumsuz olursa doğrudan ekonomi yönetimine yüklenecek. Merkez Bankası başkanını değiştirecek. Aynen Naci Ağbal’a yaptığı gibi. 18 Mart 2021’de faiz oranlarını sadece 200 baz puan artıran Naci Ağbal iki gün sonra görevden alınmıştı. Şimdi bir seçim sonrası faiz oranları 650 baz puan arttı ve Sayın Erdoğan sorulara cevap vermek zorunda: ”Nas ortada siz neredesiniz?” milletin dini değerlerinin en temel kavramlarını yozlaştırdınız, örselediniz, yıprattınız. Bütün kültürel kavramlarımızı yok ettiniz.

Nas dendiğinde Müslümanın yüreği titrerdi eskiden. Şimdi insanlar nas dendiğinde ekonomik felaketin sebebi olarak gördükleri acı bir tebessümle kullandıkları bir kavram geliyor. Bunun sorumlusu sizsiniz. Sizin nas kavramı başta olmak üzere dini kavramlarımızı istismar etmeniz karşısında sessiz kalan din adamları, ilim adamları bunun sorumlusu. Allah indinde hesap vereceksiniz. Kullar indinde de hesap vereceksiniz. Cehaletinizin yanlış politikalarınızın yükünü nassa taşıtmayın. İnsanların vicdanlarını yok etmeyin.

Vatandaş bir tüketici kredisi almaya kalktığında, bir şirket ticari kredi almaya kalktığında acaba faiz oranları kaç? Mevduat faiz oranları yüzde 45, ticaret kredisi takriben yüzde 50. Bir aldatmaca içinde yaşıyorsunuz. Düşük faiz diyerek, nas diyerek kendinize yakın şirketlere selektif kredi uygulamasıyla yıllarca servet transferi yaptınız. Servet bir grup elinde dolaşmasın, dolaşan bir emtia olmasın diyen Kur’anın hükmüne aykırı olarak zengini daha zengin fakiri daha fakir yaptınız. Tefecilik yaptınız. Kur Korumalı Mevduatla açık bir şekilde tefeciliği kurumsallaştırdınız. Bu politika faizi açıklamasından sonra beklenen olmadı. Ne bekleniyordu? Kur istikrara kavuşacaktı. Bir saat içerisinde Türk lirası yüzde 3 değer kaybetti. Bunun da sorumlusu sizsiniz.

Şimdi gün nassı da doğru anlamak, dini kavramları yeniden ihya etmek, kültürel değerleimize saygı duymak ama aynı zamanda akılcı ekonomi politikalar uygulama günüdür. Devriniz doluyor Sayın Erdoğan.

Sanmayın ki son seçim zamanı sizin bu politikalarınız ibra etmiştir. Son seçim neticelerine güvenerek akılsız politikalarınıza devam etmeyin. Ve asla yaptığımız bütün yolsuzluklar uyguladığımız bütün yanlış politikalar, göreve getirdiğimiz bütün ehliyetsiz insanlara rağmen halk bizi ibra etti, bize destek verdi diyerek bu politikalara devam etmeyin. En önemlisi nas başta olmak üzere dini kavramlarımızdan elinizi çekin artık.”
tarafından
Asıl faizcilerin kim olduğu geçmişte ödenenin on katını aşan faiz giderleri ile ortaya çıkmıştı zaten...

Fakat yap-işlet-devretlerdeki hasılat garantisi de zaten faiz değil miydi?

Kamu özel işbirliği (KÖİ) ile yapılan yatırımların, Bu işlem yapılırken yatırımcı firmaya Maaliyet+Kâr belirleyip, Yatırım gelir getirsin veya getirmesin Aylık/Yıllık taksit ödeme şartı getirilmesi, İslam’a göre FAİZ vermek gibidir. Görüyoruz ki Bu formülle yapılan birçok yatırım öngörülen taksit kadar gelir getirmiyor, Aradaki eksik hazineden (halkın cebinden) ödeniyor.

Acil bir durum yokken hasılat garantili borçlanarak Yol, köprü, Havalimanı, Şehir Hastaneleri gibi yatırımlar yapıyorlar. Ticaretten hasılat garantisi nedir? Faizden başka ne olabilir ki? Ticari ortaklık olur hasılat paylaşılabilir, Ortağınız kârdan pay alırken Zarardan da payını alması gerekir. Bu yap işlet devret Modelinde yatırımcıya Hasılat garantisi veriliyor. Yatırım batsa iflas etse Yapılan sözleşmeye göre garanti altına alınan hasılat bedeli yatırımcıya ödenecek? Bu açık seçik faiz-Riba uygulaması değil midir?
tarafından
Ekonomik modelin amacı şu haberden anlaşılabilir:

https://www.sozcu.com.tr/2023/ekonomi/kamu-bankalarina-1117-milyar-tllik-sermaye-aktarimi-tamamlandi-7638899

Sorular:

1) 111.7 milyar lira nerede kayboldu? Özel bankalarda ihtiyaç duyulmayan her yıl sermaye artışı neden kamu bankalarında bu kadar büyük bir ihtiyaç? Madem böyle bir ihtiyaç vardı da deprem için Hazine'nin doğrudan kendisi para vermesi yerine bankalar neden 40 milyar lira bağışladılar? Denetimden kaçırmak için mi?

2) Kamu bankalarından (yani halkın parasından) verilip de geri alınamayan krediler var mı? Kimlere? Reel ve nominal faizi piyasa şartlarından bağımsız olarak sürekli düşüren modelle gerçek maliyetinin çok altında verilen krediler var mı?

3) Kayırmacı bir yaklaşım ile hibe anlamına gelecek şekilde dağıtılan paralarla kimler zengin olabilir, kimler seçim kazanabilir? Bu şekilde eksilen sermaye, vergilerle ezilen halkın birikimi ile tamamlanıyorsa, bu siyaset midir, yoksa suç mudur?

4) Kim kamu bankalarını kapatmayı vaat edebilir? Buradaki parayı yemeyi ve yedirmeyi düşünmeyenler... 126 siyasi parti içinde var mı öyle bir siyasi parti? Anlaşılır o zaman "Siyaset ne için yapılır?" ve "Yeni ekonomik modelin amacı nedir?"

5) Bütün bunları kavrayamayan vatandaşlar, "Dünyada petrol ve doğalgaz fiyatları düşerken bizde mazot, gaz ve elektrik fiyatlarında neden indirime gidilmek yerine zamlanıyor?" sorusu üzerinde kafa yorabilir.

https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye%27deki_siyasi_partiler_listesi

Her halk kesimi, kendi çıkarı için mücadele etmek yerine "para basmanın kesin bir ölçüye bağlanacağı" vaadine oy vermedikçe hırsızlığın türleri değişerek devam edecektir.
tarafından
Model veya her neyse...

Görünüşte de olsa her neyi çözmek için yapıldıysa tam tersi sonuç vermiş... Artıracak dediklerini azaltmış, azaltacak dediklerini artırmış... Çalışmadığı görülmesine rağmen ısrar edilmesine, lidere tapınmacı yaklaşım çerçevesinde, söz sahibi olması beklenenler de ses çıkartamayacak derecede kuklalaşınca beş sene önceki problemler aynen devam etmiş...

21 Haziran 2018: "Temel gıda maddesi soğan doları geçti: Dolar kuru 4,75TL; soğan kuru 6,95"

26 Nisan 2023 itibarıyla çarşı dolar kuru 20,40TL. Oranlama yapınca soğan kuru da aynı çıkıyor: 29.85TL

https://www.sozcu.com.tr/2023/gundem/secim-tarihi-degisiyor-akpnin-secim-taktigi-degismiyor-7665075/

Desteği her durumda garanti olduğu sanılan halkın yüzleştiği problemleri çözmeye gerek duyulmayınca...
tarafından
https://www.sozcu.com.tr/2023/yazarlar/murat-muratoglu/secim-sonrasi-enkaz-ekonomisi-7638575/

"Faiz dediğin, enflasyonla, tasarruf oranıyla, cari dengeyle, bütçeyle, siyasetle, dış politikayla, beklentilerle ve daha onlarca şeyle alakalı… Bana bunlar arasında “iyi” diyebileceğimiz tek bir konu başlığı gösterebilen var mı? ★★★ Bu kararla birlikte Türk Lirası'nın sadece değer kaybetmeyeceği yanında itibar, güven, prestij, kredi kaybedeceği bilinmiyor muydu? Bir strateji dahilinde mi gerçekleştirildi? Ne hedefleniyordu? İhracatın teşvik edilmesi mi? Maliyetlerdeki kontrolsüz artışın vereceği zarar hiç hesaplanmadı mı? Al işte ihracat gerilemeye başladı. ★★★ Faiz indirimi kimin işine geldi? Tabii ki banka hazineleri… Nitekim politika faizi bankalar ile Merkez Bankası arasında kullanılan bir enstrüman… O faiz indirildi…"

https://www.dunya.com/ekonomi/bankalardan-rekor-kar-4335-milyar-lira-haberi-684344

Bankacılık sektörünün 2022 sonunda vergi sonrası net karı yüzde 366,4 artışla 433,5 milyar TL’ye ulaştı. Karlılık, net faiz gelirlerindeki büyümeden kaynaklandı. Halktan toplanan paraya enflasyonun onda biri seviyesinde getiri sunulurken kredi ve tahvillerden bankaların elde ettiği gelir çok yukarda oluştuğundan net faiz geliri artmış oldu. Kar rekoru kırdırdığı faiz lobisinin aşık olabileceği bir "faiz düşmanı"... Cehalet mi, ahmaklık mı, yoksa düpedüz ihanet mi? Hangisi olursa olsun ehliyetsizlik ve liyakatsizlik kesin. İşte:

İş Bankası’ndan çalışanlarına 11 maaşlık temettü 2022'de rekor kâra imza atan Türkiye İş Bankası, çalışanlarına da rekor temettü ödeme kararı aldı. Bankanın 23 bin çalışanı 3 Nisan'da 11,3 maaş temettü alacak.

https://www.sozcu.com.tr/2023/finans/is-bankasindan-calisanlarina-11-maaslik-temettu-7638819

Bu paranın kaynağı, otoritenin sağladığı düzen çerçevesinde, halkın enflasyon karşısında eriyen mevduatına verilmesi gerekirken ödenmeyen telafilerdir. Halkı yoksullaştırma modeli

Modelin Diğer Başarılı Sonuçları:

Hazine'nin mart, nisan, mayıs aylarını kapsayan finansman programına göre bu üç ayda toplamda 273.2 milyar TL borç geri ödemesi yapılacak. Yüzde 59'u faiz ödemelerinden, kalan yüzde 41'i anaparadan oluşacak. Ocak ayında dış borç ödemesinin faiz yükü anaparanın üç katı olmuştu. Mayıs ayı için de aynı durum olacak. Faizi düşürdük derken dolar cinsi ancak yüzde 9.5 ile yurt dışından dış borçlanabilmek, anaparadan fazla faiz ödemek zorunda kalmak modeli hazırlayan ve uygulayanların üniversite değil ilkokul diplomalarını sorgulattırır.

https://www.dunya.com/ekonomi/merkez-bankasindan-para-basma-rekoru-her-6-banknottan-5i-200-tllik-banknot-haberi-689935

Merkez Bankası'ndan para basma rekoru!  Piyasaya yeni sürülen 685 milyon adet banknottan 493 milyonu 200 TL'den oluştu. Yıl boyunca basılan her 6 banknottan yaklaşık 5'i 200 TL'lik banknotlardan oluştu. Ölçüsüz para basmanın sebep olacağı enflasyonun ezeceği halk halinden memnunsa sıkıntı yok...

https://www.sozcu.com.tr/2023/ekonomi/kur-korumali-mevduat-hesaplarinda-faiz-tavani-tamamen-kaldirildi-7638512

Hazine destekli TL Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında, politika faizinin 3 puan üzerindeki azami faiz uygulaması sona erdi. KKM hesaplarında faiz tavanı tamamen kaldırıldı. Nas'a ne oldu? Değişti mi? “Nas ortada dururken sana, bana ne oluyor?” demedi mi? Dedi! Şimdi sana bana ne oldu? Nas deyip faize karşı çıkar görüntüsü verirken mübarek ramazan ayında faizi neden serbest bıraktın? Çünkü bunu yapmazsa aylardır büyük bedellerle tutulan döviz seçim öncesi uçuşa geçecekti. Zaten zorda olan iktidar tamamen dibe vuracaktı. Bundan ötürü nası çiğneyip paspas yaptılar. Seçim kazanmak için Allah'ın emrini çiğnemek mübah mı?

Ayrıca "Faiz sebep enflasyon sonuç" ise artan faizler, enflasyonu yükseltecek demektir. Hani enflasyonla mücadele için faizin düşürülmesi gerekirdi? Enflasyonun artmasının zaten umurunuzda olmadığı da kanıtlanmış oldu. Durdurulamayan döviz talebi karşısında tutuşma neticesinde modelin herhangi bir prensibinin de kalmadığı ortaya çıktı. Sonunda ortodoks ekonomik politikalara dönülecekti enflasyon %19'dan %130lara neden çıkarıldı. "2001 sonbaharından beri bütün bu necaset neden taam edildi." Halka karşı Türkiye yüzyılı, dünyaya yön veren ülke sloganları atılırken gerçekte Uluslararası Bağışçılar Konferansından yardım dilenecek durumda kalma zilletini yaşamak, dünyada en pahalı borçlanan ikinci ülke olmak, ekonomiyi siyasi tavizler karşılığı Ruslardan Araplardan alınan paralarla ancak yüzdürebilmek için mi?

https://www.sozcu.com.tr/2023/ekonomi/turkiyenin-dis-borcu-rekor-kirdi-7639106

Türkiye'nin brüt dış borç stoku 459 milyar dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine yükseldi. Stokun milli gelire oranı yüzde 50,7 oldu. Emir almaya hazır mıyız?

Başka başarılar:

Bu yılın iki ayında: Bütçe açığı: 200 milyar TL'yi aştı. Dış ticaret açığı: 100 milyar doları aştı. Devlet iç borcu: 4 Trilyon TL'yi aştı. Dış borç: 450 milyar doları aştı. Yıllık enflasyon: Yüzde 100'ü aştı. (Resmisi bile 52.5) Devlet Hazinesi; KKM için her 8 dolara 1 dolar kur farkı yani %12,5 dolar faizi öderken Hazine'ye 92.5 milyar TL Merkez Bankası'nın da 89 milyar TL yük getirdi. Böylece fakir­den alınıp zengine aktarılan para: 181 milyar TL'yi buldu. Sonuç: Fakir daha fakir oldu. Zengin daha zengin. İhracattan gelen dövizin ithalatla giden dövizi karşılama oranı son iki ayda yüzde 60'ın altına indi. Oy getirsin diye devlet kadrolarına alınan memur sayısı tarihi rekor kırarak 5 milyonu geçti. Sözüm ona “faizi düşüren bir model” banka mevduat faizi yüzde 27'i geçti. Ancak devlet bankalarının ticari kredi faizi yüzde 14.7'de tutuldu. Yüzde 14 ile parayı almasına izin verilenler bunu öbür bankaya yüzde 27'den yatırıyorlar. Yoksulluk sınırı: 31.000 TL'yi geçti. Açlık sınırı: 9.590 TL'ye çıktı. Kuru soğanın kilosu 20TL'ye ulaştı.

Bu kadar rezil bir iflas, bu kadar büyük başarısızlıklar, çöküş, yerle bir oluştan sonra ne beklemek gerekir?
tarafından
Model elimizde patladı! Önceki yılın eylül ayında “buldum!” diye kafasına elma düşmüş Newton edasıyla ortaya atılan “Yerli-Milli Yeni Ekonomi Modeli” elimizde patladı. Öyle ahmakça planlanmıştı ki ekonomiyi hobi olarak takip eden biri bile tutmayacağını anlardı. Döviz kuru rekabetçi bir düzeye getirilecek, cari işlemler açığı cari fazlaya çevrilecek ve ticaret fazla verecek. Meğer ne kadar kolaymış… Neden daha önce yapılmamış? ★★★ Haliyle bizim ekonomi dehalarının teorileri tutmadı. Söz konusu programla birlikte başlatılan faiz indirimleri, kuru baskılama politikalarının sonunda sadece cari açıkta değil, enflasyonda, kurlarda ve hemen tüm makro göstergelerde olumsuz anlamda rekorlar kırıldı. Hatta 2023 için hedeflenen yıllık 22 milyar dolarlık cari açığı neredeyse yılın ilk iki ayında gerçekleşti.

https://www.sozcu.com.tr/2023/yazarlar/murat-muratoglu/ekonomiyi-duyan-var-mi-7626245
tarafından
İyi bir model olduğu nerden belli? Kendi yüzlerce milyar dolarını piyasayı tutabilmek için sattıktan sonra Suudilerden dilenilen 5 milyar doların ticaret için değil, yatırım için değil "ülkenin güçlenme çabalarını destekleme" ianesi vurgusuyla verildiği aşağılamasına maruz kalınması modelin sonucunu gösteriyor.

https://finans.mynet.com/haber/detay/ekonomi/5-milyar-dolarlik-anlasma-merkez-bankasi-ve-suudi-arabistan-el-sikisti-ekonomik-buyumeye-destek/461855/
tarafından
Mükemmel bir ekonomik model: Herkes milli paradan kaçıp emlake, dövize ve altına hücum ediyor. 2022'de parasını yok olmaktan kurtarmak için tamamen ölü bir yatırım olan 20 milyar dolarlık altın ithal eden ülkenin altın ithalatı, 2023'ün ilk iki ayında yıllık yüzde 615'lik artışla 9,6 milyar dolara yükseldi.

Enflasyona karşı korunacak bütün enstrümanları yok ettiğiniz için insanların tasarruflarının erittiniz. Bu sebeple tasarruf yapılmıyor. Tasarruf yapılmayınca yatırıma yönelecek kaynak olmuyor.  Borçlanma maliyeti ve çok yüksek kur riski dolayısıyla yurt dışı kaynak da kullanılamıyor. Kaynak ve ufuk olmayınca yatırım yapılmadığı için üretim artışı olmayınca artan iç taleple enflasyon artışı devam eder. Enflasyonsa bir ekonominin kanseridir. Enflasyon varsa başarılmış hiçbir şey yoktur.
tarafından
Tam bu modele layık bir kadro idare ediyor ekonomiyi. Merkez Bankası'nın 30 milyar lira bağışı hakkında "“Eğer bu parayı Hazine'ye aktarsaydık, Hazine başka bir alanda kullanabilirdi. Biz bu payı direkt olarak deprem bölgesine tahsis ettik." Bir bürokrat bir bakana aleni olarak “senin harcayacağın tek kuruşa güvenmiyorum” der mi? "Bakan başka yere haracayamasın diye biz bağışladık." ne demek?  Ha deprem ha ekonomi yönetimi… Farkları ne dersen biri insanları öldürüyor, diğeri süründürüyor. Sonuçta ikisi de felakete götürüyor.

Bu cümleyi kurabilen bir adamın zeka kapasitesi, entelektüel birikimi ve devlet terbiyesi ne kadardır sizce? Bizi, para politikasını bu insanlar belirliyor, bizi bu kapasite yönetiyor. Hazine ve her şey zaten bir kişiye bağlı değil mi? "Bekri Mustafa Sultan Ahmet Camiine imam olmuş" mu?
tarafından
Bütün uzmanlar, ekonomistler, bilim adamları "Bunu yapmayın, mahvedersiniz insanlarınızı" demesine rağmen neden yapıldı?

Hatay'da depremde yıkılan İskenderun Devlet Hastanesi Eski SSK binasının A bloğunun depreme dayanıksız olduğu 2012'de ortaya çıkmasına rağmen 11 yıl boyunca hiçbir şey yapılmaması ile aynı sebepten: İhmal, sorumsuzluk, umursamazlık, acımasızlık, bilim ve uzmanlığa karşı savaş...

https://iskenderundh.saglik.gov.tr/Eklenti/324721/0/sunumpdf.pdf?_tag1=D677FD942AA1CE1795B66CBF9A8EA3EF5E735AED

https://www.ntv.com.tr/galeri/turkiye/hatayda-yikilan-hastanenin-deprem-dayaniklilik-testi-olumsuz-geldigi-ortaya-cikti

Şehirlerin ortasında bile insanlar muayene olmak için randevu alamazken günde 18 milyon lira harcanan bir saray...

2023'te Sağlık Bakanlığı bütçesinden müteahhitlere ve işletmeci şirketlere 46 milyar TL ödenecek. Şehir hastaneleri için ayrılan günlük ödenek 126 milyon TL olarak hesaplandı. Bu da neden vatandaşın can sağlığı yerine müteahhidin karının tercih edildiğini ortaya koyar. O zaman muayene olabilmek için, olabildiyse de ilacını bulabilmek için perişan olan halkın dönüp ellerine dikkatle bakmasını gerektirir. "Bu eller mi bunları seçmek için oy kullandı?" diye...

Merkez Bankasının olağanüstü durumlar için saklanan ihtiyaç akçesi yıllık karının %20sinden ayrılan paralarla oluşur ve 2. Dünya savaşında bile kullanılmamıştı. Akıl dışı ekonomik uygulamaları başarılı göstermek, tarım fiyatlarının kavurduğu halkı rahatlatmak üzere tarım alanları yerine medya satın alımlarında da kullandırılan devlet bankalarının geri dönmeyen krediler yüzünden kaybettiği sermayeyi tamamlamak üzere Hazineye devredilmişti. "Bir afette hangi parayı kullanmayı düşünüyorsun?" diye soran olmadı mı?

Zerre kadar bir onur ve haysiyet işareti olmak üzere sağlık veya ekonomi yönetiminde bir istifa beklenebilir mi?
...