İktisat - Ekonomi kategorisinde tarafından
Ocak ve Temmuz ayı başında artan enerji fiyatlarındaki yükselme enflasyonu coştururken, oluşan maaş ermesinin 6 ay sonra o da lütfedildiği palavra seviyesindeki düşük ölçüde telafi edilmesi "Emredildiğin gibi dosdoğru ol" ayeti ile uyumlu mu? İnsanlıkla, vicdanla uyumlu mu? Yüzüne tükürülmesini gerektirmeyecek bir haysiyet seviyesi ile uyumlu mu?

Gerçeğin üçte biri seviyesindeki enflasyon farkını almasına rağmen, pazar artıklarını toplarken kendisinin yılının veya yüzyılının yaşandığı hipnoz ve halüsinasyonundakiler için gayet uyumlu.

Zaten dağıtım bedelinin zammından söz etmeyerek doğalgaza az zam yapıldı algısı oluşturulmuş gerçek zam %38 iken %25 açıklanmış:

Konut Tüketicileri (Evsel Tüketiciler) için 1 Mart 2025 fyatı 5,631275 TL/Sm3

https://www.botas.gov.tr/uploads/dosyaYoneticisi/286295-mart_2025_tarifesi.pdf

2 Temmuz  2025ten itibarense 7,771789 TL/Sm3

https://www.botas.gov.tr/Sayfa/2-temmuz-2025-tarihinden-itibaren-gecerli-botas-dogal-gaz-toptan-satis-fiyat-tarifesi/803

7,771789-5,631275=2,14051TL

2,14051/7,771789=%38

Kimse Botaş'ın sitesine bakmaz, bakanlar hesap yapmaz, ahlak zafiyetteki kötü yönetimin delili olan bitmek tükenmek bilmeyen yalanlara bir yenisini ekleriz.

"Aldatan bizden değildir" sözü bir şey hatırlatıyor mu? Kimlerdensiniz belli değil, ama zannedildiğiniz kimseler değilsiniz.

Olay bu kadar da değil...

Dünyada, 2023'te 100 olan doğalgaz fiyatları 68'e inerken, bizde 217ye çıkmış. Son bir buçuk yılda ise dünyada %30-40 düşerken, %140 zam yapmak.... Ne zaman? Trilyon dolarlık rezerv bulduğunu açıkladığın, seçim öncesi keşfin propagandası için Rus gazını yakarak törenler düzenlediğin, trollerin kapıyı pencereyi açarak kombileri fora etmeyi tavsiye ettiği dönemde... Öyle ki sırf bir sonraki seçimi kazanmak için bir yıllığına doğalgazın 100 liralık bir kısmını halka bedava verirken oluşan maliyeti doğalgaz sıfır lira diye enflasyonu düşük gösterip olması gerekenden çok daha az artırılan ücret ve maaşlardan kat kat fazlasıyla tahsil etmek...

Bu mu örnek İslam ahlakı? Bu kafayla daha ne kadar başta kalınır ve daha ne kadar imam hatip açılır belli olmaz, ama o imam hatiplerden çıkanların mini etekli, deist ve ateist olmasına şaşmamak lazım.

Bütün maksat vatandaşın cebindeki parayı almak... Enflasyon oranı soygunda kullanılan maymuncuk haline gelmiş. Emeklinin emekçinin maaşını ücretini gaspetmek için çevrilen filim fırıldakla tarihin en büyük hırsızlıklarına meşruiyet kazandırılırken soyguna yardım ve yataklık yapılıyor. "Emekli" aylığının adını "yaşlılık" aylığı şekline dönüştürenler ödenen primleri inkar edercesine sadaka seviyesinde bir sosyal yardım hedeflemişler.

Bütün bunların sebebi insanların ilk yanlışa rıza göstermesidir.

İlk yanlış "enflasyon"dur. Enflasyon sebebiyle dönem dönem bütün kayıp iade edilseydi bile telafinin gecikmeli gelişi ile büyük bir zarar içinde olunur. Ama bu bile etmiyor enflasyonu da düşük açıklayıp katmerli soygun yapılıyor.

Cevabınız

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.

12 Cevaplar

tarafından

Cinayet sanığı oğlunun cürmüne ilişkin delilleri yok ettiği suçlamasıyla tutuklanan vali için zamanın bakanı, "Valinin hakkındaki iddiaların asılsız olduğu anlaşılmıştır." diyor.  Artık şimdi her şey ayan beyan ortaya, içeriye atıldı ya vali o dönemde asılsız olduğu ortaya çıkmıştır diyor ve bu ifadeyi kullandıktan sonra  vali bir tweet atıyor, bir sosyal medya mesajı paylaşıyor. "Sayın bakanım sizleri  Allah için seviyoruz." Şu Allah'ı karıştırmadığınız bir iş kaldı mı bu ülkede ya? Cinayeti bile Allah'la kapatmaya çalışıyorsunuz. O korkunç katliamı, soygunu, rantı, talanı ve çürüttüğünüz devleti Allah'la örtmeye çalışıyorsunuz. Allah'la kapatmaya çalışıyorsunuz. Koskoca vali içişleri bakanını Allah için seviyormuş. Din ve dine dair semboller, isimler her daim çok kullanışlı geliyor, işe yarıyor. Soyup soğana çevir, bütün suçları işle sonra eline mushafı al, "Allah", "Peygamber efendimiz", "livayı hamd sancağı", "resulü ekrem", "başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden kurtuluş olan Ramazana ulaşmış bulunuyoruz" gibi din soslu kelimeleri nutkuna dahil et... Düşünme kabiliyeti olanlar "Acaba nasıl bir hırsızlık ve yağma yapılıyor" diye kaygılanmaya başlarken, bu yeteneği olmayan oldukça geniş bir kitle "Pek müslüman bir zat, herhalde bol bol haram yiyip parasını da kat kat bizden almayacaktır" duygusunu yaşar. Keşke sadece beceriksiz ve başarısızlar bunu yapsaydı, düpedüz suçlular bunu daha çok yapar. Din hep işe yaramıştır. Gavurun yapmayacağını bunlar müslüman maskesi ile nasıl yapar? Çünkü üstünü kazırsanız altından şirk ve münafıklık çıkar da ondan... O sebeple münafıkların cehennemdeki yeri kafirlerin daha aşağısındadır.

tarafından
Düşünsenize cehennemimizi. Annemizden doğduktan 5 dakika sonra birileri adımıza karar verecek. Birileri dinimize karar verecek. Bizim düşünerek, taşınarak, araştırarak bir şeye karar vermemiz mümkün olmayacak. Milliyetimize karar verecek, mezhebimize karar verecek ve biz sonra birtakım kesin inançlar içine birtakım gruplara dalacağız ve sonra onların arkasından her türlü uçurumdan ömür boyu aşağı atlayacağız.

Neden ulaşım, otomotiv, akaryakıt üzerinde korkunç vergiler var? Çünkü kimse gezip görüp kendi içinde yaşadığı cehennemi tanımasın? Değil dünyayı kendi memleketini bile gezemesin diye... Soyguna, israfa, saraylara, milyonlarca boş memura para ödemen için kölelliğini bile fark etmemen gerekir. Halbuki insanlar dünyayı gezebilise, ailelerinin onları kıstırıp, okullarının onları kıstırıp, babalarının, ebeveynlerinin onları kıstırıp tarihin zindanına, ataların zindanına, mezheplerinin zindanına, uluslarının zindanına, önyargılarının zindanına hapsetmesine engel olmak üzere kafaları insanlığa açılırdı. Şimdi yol senin, bu yolu sen inşa edeceksin noktasına gelirlerdi.

İnsanlar kötü değildir. Güneşin altındaki herkesin üzerine evren aynı enerjiyi gönderiyor. Bizde olmayan bu insanların enerjisini açığa çıkartacak, motivasyonunu, disiplinini açığa çıkartacak, enerjisini odaklayacak ve sonuç aldıracak olan sistemimizin olmayışıdır. Batılıların kurduğu sistemi biz kuramadık, biz icat edemedik, biz bulamadık. Biz bulup onlardan alır, öğrenir de buraya aynı sistemi taşırsak bizim insanımız da o mucizevi kalkınma mucizesini yaratacaktır. İki şey: Doğru bir sistem, doğru bir lider kadro. Türkiye'nin çöktüğü yer burası. Doğru sistemi, idealist adanmış bir kadroyu bulup o idealist adanmış kadroyla kurduğun zaman insanlar her yerde yeterince iyidir. Özü temizdir. İnsanlarla iyi iş yapılabilir.
tarafından
Aslında sorular çok... Hele ramazanda...

Dindar nesiliz diyen arkadaşlara sormak gerekiyor.

Ramazan kul hakkı yemek orucu bozar mı?

Niyetliyken kumpas kurmak niyeti bozar mı?

Ramazan'da iftira atarsak vecibemiz sahih olur mu?

Acaba askıda ekmekle iftar yapabilen işsizin, sahurda gecenin kör karanlığında battaniye sarılarak ucuz kıyma kuyruğunda titreşen emeklinin, hava karardıktan sonra teravihe gitmesi gereken saatlerde pazarda çıkma sebze toplayan asgari ücretlinin kul hakkını yemek orucu bozar mı?

Niyetli olduğumuzu unutarak oruç ağzımızla, dalgınlıkla rüşvet yersek orucumuz bozulur mu mesela? Oruçluyken rüşvet yersek kefaret gerektirir mi yoksa kaza orucu yeterli mi?

Niyetliyken yolsuzluk yapmak niyeti bozar mı?

Yolsuzluğu teravihten önce yapıp imsak vaktinden itibaren tüyü bitmemiş yetimin hakkına el uzatmazsak vecibemiz sahih olur mu?

Orucumuzu mesela çıkma sebzeyle askıda ekmekle açmak yerine ejder meyveli smuti ile açmak caiz midir?

Milletin orasına koyacağını söyleyen yandaş müteahhidin mesela köprüsünden geçersek cünüp olur muyuz abi? O müteahhidin yolcu garantisi verilen havalimanına uçmadığımız halde para ödediğimiz için acaba gusül abdesti almamız gerekir mi?

Makam mevki için siyasi kazanç için hiç utanmadan samimi dindar ayaklarıyla garibanın gecekondu iftarında yer sofrasına oturmak mübah mıdır? Yoksa ibadeti Allah rızası için değil başka amaçla yapıldığı için müşrik olur muyum?

Sayın Diyanetimiz, fakir fukaranın bir günlük fitresini sadece 240 lira olarak belirlemişken bu yıl aynı Sayın Diyanetimizin bütçesi 175 milyar liraya (729 milyon fitre) hakkaniyetli diye bu hesabı yapanlar mesela sırat köprüsünden geçebilir mi?   

Faiz sebep, enflasyon netice oruç tuttuğumuz için mi Ramazan geliyor?

Küfredersek orucumuz bozulur mu?

Milyonlarca emekli sürüm sürüm sürünürken sadece bir ayda 10 milyar dolar faiz ödemek "Ben müslümanım, benden başka bir şey beklemeyin diyenler için" caiz mi? Sadece bir fakiri bile doyurmak sevapken, faiz sebeb enflasyon sonuç diyerek, bütün fakirlerin ve sabit gelirlilerin sofrasının yarısından fazlasını yok etmek, orta sınıfın gelecek hayallerini sıfırla çarpmak ahrettte neye yol açar? Ben faize karşıyım diyerek yıllık faiz giderini kat kat artırarak ülke tarihinde hiç olmayan bir seviyeye çıkarmak İslama, insanlığa, vicdana uygun mu?
tarafından
Dindar nesil yetiştirerek dünyayı kurtaracaklarını zannediyorlar. Ama şunu diyemiyorlar. "Eğer dindar nesil dünyayı kurtaracak olsaydı ben kendimi kurtarırdım. Ben kendimi kurtarabildim mi? Beni yolsuzluktan aldı mı? Hırsızlıktan aldı mı? Haksızlıktan aldı mı? Mülakat hırsızlığından aldı mı dindarlık? Ülke için bir büyük talihsizlik olmayı, bir medeniyet faciası olmayı engelledi mi? Rüşvet paralarının nasıl saklanacağını keneften gizlice bir hırsız sesiyle aileme bildirmeme engel oldu mu? Benim bu 40 yıldır aldığım dini eğitim beni bütün bunlardan alıkoydu mu? " Hayır. Beni koymadığına göre bu çocukları nasıl koyacak soruyorlar mı? Sormuyorlar. Bunu sorsalar zaten gerçek dindar olurlar. Bunu sormadıkları için dinci, İslamcı oluyorlar...  Şunu anlamıyorlar. Nehiri tersine akıtamazsınız. Hayatın akışında dincilik yok. Buyurun kendi çocuklarınıza bakın. Bize inanmıyorsanız kendi çocuklarınıza bakın. Kendi çocuklarınızdan kaç tanenizin çocuğu oruç tutuyor? Çünkü yok ettiniz. Çünkü dini rağbet edilecek, itibar edilecek bir şey olarak bırakmadınız. O kadar kullandınız ki dini siyasette, Türkiye'de dinin itibarına en ağır darbeyi vurduğunuz için insanlar artık çocuklarının, aman abi bulaşmasın o işlere diyor. Normal, seküler olabilir. Dindar bir aile. Sizin din dindarlığınız, sizin dine vermiş olduğunuz zarardan dolayı aman benim çocuğumu oraya bulaştırma. Aman abi gözünü seveyim. Ben gördüm dindarların halini der duruma geldi. Sen de devlet olarak buna saygı göstermek zorundasın. Ve şunu öğrenmen lazım. Dindar nesille bir yere varamazsın. Varamadın. Bak Türkiye'nin geldiği duruma bak. Görürsün varamadığını. Bir yere varmak istiyorsan çocukları bırak özgür birey olsun. Bilimle, felsefeyle, edebiyatla, sanatla yetişsin. Kendi kültürünü adabı muaşeret dedikleri, terbiyeyi, bunları da öğrensin. Aileden öğrensin. Sen iyi insan olmayı bazı derslerle ver. Ama bunu bir inanç dayatırsan sonun hüsran.

Kur'an ve Hazreti Muhammed'in İslam'ında kul hakkına girmemek var. Zulüm, yalan, iftira yok. Benim inandığım İslam'da yolsuzluğun adı hırsızlıktır. İslam'da darül harb denilerek devleti soymak ibadet değil, soysuzluktur. İslam'da din ideoloji değil, imandır, inançtır. Hazreti Muhammed'in İslam'ında kin, husumet, intikam yok. Saygı, sevgi, barış var.

Ülkedeki ateist, deş sayısı ve oranı ortada. Bunun nedeni gönüllüleri kazanmak yerine şekli İslamcılığın tercih edilmesidir.  İslam onlar için inanç değil, ideoloji ve adeta babadan kalma, sermaye, hüküm sürme ve hakim olma aracı vasıtası. İstediğin kadar cami yap, istediğin kadar gizlice çekilmiş havası verecek şekilde tecvitli kuran oku... Müşriklerın bile kabe tamiratında kullanmak istemedikleri kumar parası bugün seni mutlu ediyorsa, ümmeti bile isteye açlığa sürükleyen politikalar sürdürülüyorsa, açık ihale yapmadan beytülmaldan yapılan harcamaların, rant anlaşmalarının kul hakkı olduğu umursanmıyorsa, işinin ehliyse kabe anahtarının bile müslüman olmayana verildiği bir islam anlayışından, yeterki yandaş besleyeyim diye afet idaresini bile liyakatsizlerle doldurunca felaketle karşılaşmak için afete gerek kalmıyor.

Toplumun da kendini sorgulaması ve itiraz etmesi gerek.. Neden haram diye domuz eti yemeyenlerin domuz gibi ümmetin malından haram yemesine razısın? 300 defa ihale yasasını değiştrmek mi, domuz eti yemek mi? Soyulan beytülmalin orta halli olanları fakirlik girdabına çökertmesi mesele değil, yeter ki domuz eti yenmesin, alkol içilmesin ve cinsellikle ilgili günahlar işlenmesin. Payımızı verdikten sonra kumarhane gelirleri de sorun değil. Bu mu müslümanlık?
Kendileri yapsınlar anket... Toplumdaki bu din algısının nasıl bozulduğu ve niye bozulduğu üzerine biraz kafa yorsunlar. Yormuyorlarsa burada sahtekarlık yapıyorlar demektir. Yani inanç konusunda dincilik yapıyorlar. Dindarlık değil. Yorup da sonucu değiştirmiyorlarsa, politikaları değiştirmiyorsa o zaman bilerek inancı bu işlerde kullanıyorlar.
tarafından

Eğer ki devlet bir asgari ücret belirliyorsa, bir esnaf asgari ücretin bir lira altında dahi birine maaş veriyorsa ve buna ceza veriyorsa, devlet kendi emeklisine asgari ücretin altında maaş ödeyemez. En düşük emekli maaşını 16881 liradan 20000 liraya çıkarmak %12,19 yerne %18.48 zam yapmak aldatmacadır. Olması gereken 28.075,50TL olan asgari ücret sevyesine çıkarmaktır. Bu da zam oranını %66.31 yapar. Bu sadece yapılması gerekendir. Cezası ise yapılmayan kadar ilavedir. Yani %132.62'dir. Bu da bütün emekli maaşlarına yapılması gereken ortak orandır. En düşük emekli maaşını 39.268TL yapar, bugünkü hesapla...


Kaynak aranıyorsa, şöyle bir saraylara, yarım milyona yaklaşan milletvekili maaşlarına, yandaş müteahhitlere yarışmasız olarak verilen milyar dolarlık işlere, adı her yerde duyulan ve sıfır vergi matrahı görünen şirketlere, kamu bankalarında geri dönmeyen kredilere, trilyonlarca vergisi affedilenlere, oy deposu olsun diye ikiye katlanan kamu personeline bakılabilir.

Bunu kabul etmeyen bir partiye oy veren emekli için verilecek nasihat adap dışı mahiyette olacaktır.

tarafından
İslam 5 Şeyi Korumayı Esas Alır: Din, Akıl, Can, Namus, Mal

İnsanlara kadere, fakirliğe boyun eğmeleri öğütlenirken günde sadece korunmak için 1 milyon dolar harcamak, 131 dolara karşılık gelen en büyük para biriminin artık 5 dolar bile etmemesine yol açacak şekilde enflasyona yol açmak Islam ahlakına uygun mu? Mal güvenliği var mı? Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibiyse, bir insanı değil milyonlarca insanın gelecek umudunu söndürmek (ev, araba edinme, tatil yapabilme, evlenme, çocuk sahibi olmaya sıra gelmeden insan onuruna yakışır şekilde barınıp karnını doyurabilme umutlarını) İslam ahlakına uygun mu?

Bugün artık en büyük karşı çıkan grup geçmişin İslamcılarıdır. "İddiamızı, ideolojimizi fikrimizi onarılamaz şekilde paçavraya çeviren, maskaraya döndüren bir akla destek vermek değil beddua etmek daha uygundur" demektedirler.
tarafından
İşçilerin yararlanması için kurulan işsizlik fonundan işverene yapılacak aktarma oranını yüzde 30’dan 50’ye yükseltmek, işçinin tatil hakkını yok etmek, çalışanların ve emeklilerin yoksullaşması için kararlar almak, zengini fakire tercih etmek, kooperatifle ev sahibi olma imkanını sıfırlamak için vergi avantajın kaldırmak hangi ahlaka uygun.. Çocuk işçiliği çağrılarına cevap hazırlıkları, kıdem tazminatına çökme aşkı... Nedir bunlar? İslam ahlakı mı?
tarafından

"Gılle Yuğallü" Ne Demektir?

"Gılle yuğallü" veya tam haliyle "men gılle yuğallü şey'en" (مَنْ غَلَّ يَغُلُّ شَيْئًا), Arapça kökenli olup, hırsızlık, yolsuzluk, hainlik, emanete hıyanet etme ve özellikle ganimetten (savaşta elde edilen mallardan) veya kamu malından gizlice bir şeyler aşırıp zimmetine geçirme anlamlarına gelir.

Bu ifade, Kur'an-ı Kerim'de ve Hadislerde geçen bir konuyu işaret eder ve özellikle şu ayetle ilişkilidir:

Al-i İmran Suresi, 161. Ayet: "Hiçbir peygamberin ganimetten bir şeyi gizleyip zimmetine geçirmesi (gılle yuğallü) söz konusu olamaz. Kim böyle bir şeyi zimmetine geçirirse, kıyamet günü zimmetine geçirdiği şeyle birlikte gelir. Sonra herkese kazandığı eksiksiz ödenir ve onlara asla haksızlık edilmez."

Bu ayet, İslam'da kamu malına hıyanet etmenin, yolsuzluğun ve hırsızlığın kesinlikle yasak olduğunu ve bunun ahirette çok ağır bir sorumluluğu olduğunu açıkça belirtir. Ayet, Peygamberlerin bile böyle bir şey yapamayacağını vurgulayarak, bu konudaki hassasiyetin en üst düzeyde olduğunu gösterir.


İslam'da Kamu Malına Hıyanet ve Hırsızlık

İslam hukuku, kamu malının korunmasına büyük önem verir. Çünkü kamu malı, tüm Müslümanların hakkıdır ve devlete (Beytülmal'a) aittir. Bu nedenle:

  • Zimmetine Geçirme (Ğulûl): Özellikle devlet hazinesinden, ganimetten veya kamuya ait herhangi bir yerden gizlice mal çalmak veya zimmetine geçirmek büyük günah sayılır ve ağır bir suçtur.

  • Hırsızlık (Sırka): Genel anlamda başkasının malını gizlice almak da İslam'da yasaktır ve belirli şartlar altında cezası (had cezası) vardır. Kamu malından hırsızlık da bu kapsamdadır ve daha da ağır bir vebal taşır.

  • Emanete Hıyanet: Kamu görevlisinin kendisine emanet edilen malları veya yetkileri kişisel çıkarı için kullanması da emanete hıyanet olarak değerlendirilir.

tarafından
Borazan medya ve aykırı sesleri susturacak hukuk desteğiyle halkının karnını doyuramayan bir yönetimin dünyada çok büyük itibar sahibi olduğunu sanacak seviyede cahilleştirilmiş kitle İslam'ı bir değer olarak algılıyorsa onun ahlakına uygunluğu da mesele olarak algılamalı değil mi? En büyük itibarının olduğu varsayılan Türk Cumhuriyetler bile en büyük uluslararası iddian olan Kıbrıs konusunu sıfırla çarpmışsa...

Emekli maaşının alım gücündeki erime, asgari ücretle kıyaslandığında tablo çok fena… “Büyük kriz yılı” olarak anılan 2001’in ertesinde, 2002’de dahi emekli maaşı, asgari ücretin yüzde 147’sine denkti. Yani asgari ücretli 100 lira alırken emeklinin eline 147 lira geçiyordu. Bugün neredeyse yarıya indi. Asgari ücretli 100 lira alıyorsa emekliye verilen 76 lira… Gerçek krizin hangisi olduğu ortada! Vay efendim “zam yapılırsa enflasyon artar” yok efendim “bütçede kaynak yok” gibi gerekçelere yaslanıyorlar. Hadi lan! Zira sığınmacılara harcanan kaynaklar, yandaşlara dağıtılan ihaleler, silinen milyarlarca liralık vergi borçları ve bazı partililerin birkaç yerden maaş alması bütçede bir sorun yaratmıyor… İş emeklilere vermeye gelince ekonomi sallantıya giriyor! Altı ayda bir zam aldığını sanırken gerçekte enflasyon farkının yarısını veya üçte birini alarak birbirine eklenen soygunlarla civciv yemine dönen maaşı ile emeklinin haysiyetini iki paralık etmek islam ahlakına uygun mu?

Açlık sınırı altında gelire izin vererek nesillerin evlenememesine, çocuk sahibi olamamasına, karnını doyuramamasına, ev bulup barınamamasına sebep olmak mı İslam ahlakı?

Hipnozlanarak düşünme kabiliyeti ortadan kaldırılmış bir kısım oy verenin açlıktan kafası çalışmaya başlar korkusu bile yoksa neye güveniliyor?

Yunanlar, İsrail'e askeri sevkiyata karşı sokağa çıktı. Yunanistan'da, İsrail'e askeri amaçla kullanılacak demir çelik götürecek gemiye karşı eylem düzenlenirken en büyük ticari partner olmayı dert etmemek İslam ahlakına uygun mu?

Turizm sektöründeki çalışanların haftalık izni, 10 günlük mesai sonrası devreye girecekse, emekçinin haklarını gasp etmek, modern kölelik alt yapısını sağlamak İslam ahlakına uygun mu? Din, sana çalışanı ezebildiğin kadar ez, sömürebildiğin kadar sömür, köleleştir, iş kazası adı altında her gün çalışan ölümlerini normalleştir mi diyor? Diyorsa İslam'la şereflenmek için acele et, çünkü firavun bile ölümünü erteleyemedi.

Para için bebeklerin öldürülmesine zemin hazırlayan sistemi denetlememek, otel yangınlarında onlarca kişinin yanarak ölmesine yol açacak sistemsizliğe 2025 yılında bile izin vermiş olmak, 50 binden fazla insanın ölümüyle sonuçlanan imar düzenini, sorumsuzluklar düzenini seyretmek veya o düzenden istifade etmek islam ahlakına uygun mu?

Bütün bunlar İslamsa, bunun için destek verenlere sormak lazım: "İslam olmayan ne?"
tarafından
İslam'da devlet yönetmenin üç tane temel ilkesi var.  Bunlardan bir tanesi adalet, bir tanesi ehliyet, liyakat, bir diğeri de istişare. Çok temel bunlar.  Adalet nedir? Adalet demek fırsat eşitliğidir. Adalet demek kimseye haksızlık yapmamak demektir. Adalet hak edeni vermek demektir. Adalet devlet imkanlarını herkese eşit şeffaf kullandırmak demektir. Eğer siz devlet imkanlarını kullandırırken illa bu hazineden para alıp verme açısından değil. Devletin verdiği bir izin olur, bir imtiyaz olur, bir lisans olur, bir memuriyet olur, değil mi? Kimseye vermediğiniz bir izni sadece bir firmaya veriyorsanız ve o firma tek başına o işten büyük para kazanıyorsa bu adil değildir. Mesela hiç kimseye izin vermiyorsunuz. Diyorsunuz ki tek bir firma arkadaş sadece sen bu işi yap. Tatlı tatlı para kazan. Rakibin de olmayacak. Kendi başına o sektörde çalışacaksın diyorsanız bu adalet değildir. Dinimizin birinci kuralını, adalet kuralını ihlal etmiş oluyorsunuz. Yolsuzluk adaletsizliktir. Yani bizim devlet sistemimiz değil mi? Hani dini kurallarla yönetilen bir sistem değil. Yani eğer devlet dini kurallarla yönetiliyor olsaydı bugün ülkenin cumhurbaşkanı sanal kumarın oynanması için kendi imzasıyla izin verir miydi? İzin verebilir miydi? Kur'anda kumarla ilgili çok sağlam tartışmaya kapalı ayetler var. Ne deniyor? Ben diyor bir kişiye diyor sanal kumar oynatma izni veriyorum diyor. Öbür tarafta sanal bahis için 6 tane firmaya izin veriyor. Sadece siz oynatın bunu diyor. Kumarda sadece sen oynat diyor. Yani bir de o var. Dolayısıyla yani öyle bir kaygı da yok. Türkiye'de sanal kumar lisansı tek bir firmadadır ve hiçbir bedel alınmadan bila bedel o firmaya bu izin verilmiştir. Rüşvete yolsuzluğa biz ne zaman fetva aldık diyebilir mi mesela?

Devlet kimsenin babasının malı değil. Kimsenin dedesinden miras kalmadı. Bu halk adına bir emaneti yönetmek. Bakın bu çok önemli. Millet adına, halk adına bir emanet var. Bu emanet geçici bir süre için verilmiş ve biz o emaneti yönetiyoruz. Devleti yönetmek bir emaneti yönetmektir. Kendi malını yönetmek değildir. İşte şu andaki iktidarın zihin dünyası kaydı bu tarafa. Yani emaneti yönetirken kendi malını yönetme zihin dünyasıyla artık bu ülke yönetiliyor.
...