İktisat - Ekonomi kategorisinde tarafından
🍳 🔥 😋 🫑 ❤️ 🥣 🍅

Cevabınız

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.

5 Cevaplar

tarafından
Fonzi rezaleti keşke ilk ve tek olsaydı. Ne parasal ne idari bakımdan ne ilk olaydı ne de öyle görünüyor ki son olacak... Zaman geçtikçe giderek daha büyük kitleleri doğrudan etkileyen daha  büyük facialar yaşandıkça, çok sert bir şekilde geminin karaya oturduğu ortaya çıktıkça ne kaptan köşkünde ne güverte de ne makine dairesinde hiçbir yöneticinin hiçbir tayfanın görevini yapmadığı görülüyor demek isterdim. Eğer görev cebini doldurmak değilse... Fakat bütün bunlar odadaki fareler, odadaki sırtlanlar, odadaki timsahlar odadaki gergedanlar, hatta odadaki filler... Odadaki mavi balina ne peki? Dünyanın hemen hiçbir yerinde olmayan korkunç bir enflasyonla on milyonlarca insanın soyulmasıdır. Enflasyonun kanıksattırılarak normalleştirilmesi, bir taraftan sınırsız para basarken diğer taraftan enflasyonla istatistik kalpazanlığı ve mücadele tiyatrosu sahneleme dışında hiçbir şey yapılmaması... Esasen hiç olmaması gereken harcama ve ödemelerin yapılabilmesi, bu sınırsız para basmaya bağlıysa, enflasyonun engellenemeyen kontrol edilmesi mümkün olmayan tabi afet olarak sunulmasından başka çare yoktur. Bu, dünyada çok çok sınırlı ölçüde görülse de bu çapta vahşi ve acımasız uygulaması örneği yok.. Ki o kendisi de sahte rakamlara emlak ve konut fiyat artışları asla dahil edilmeyerek emekçi ve emeklilerin sömürülmesinden başka çare bulamazlar. Ahlak iddiasıyla gelerek  "faize karşıyım" deyip  tarihin en büyük faizin ödettirenler, "yüzünü örten soygunculardan başını örten soygunculara ve kene hatunlara" dönüşerek temsil ettikleri ve haklarını savunduklarını iddia ettikleri dindarlara da en büyük kazığı atanların "diğerleri benden kötü, ayrıca onlar gelirse şahsı çıkarım için yatığım zulmün acısını benden çok siz dindarlardan çıkarırlar" mesajı dışında sermayesi kalmamıştır.
tarafından
"Köpek havlamazsa hırsız tanıdıktır." Bu eksik bir değerlendirme. Köpek oraya zaten havlamaması, havlayan diğer köpekleri susturması için erketelik göreviyle oraya konulmuş payını alan, çetenin bir parçasıdır. liyakatli görevliler hırsızlığa izin vermez. Bekçi kılıklı hırsızların, o yetkili makamlara getirilmesinin, başkan, yönetim kurulu üyesi, izin veren yetkili ve denetleyici yapılmasının bir sebebi elbette var. bu çok kolay anlaşılıyor zaten. Nasıl? Bir değil iki değil üç değil, hemen her yerde aynı amaca yönelik  "hata"ları yapan kimseler görevde... Olay patlarsa "tüh be yanlış kişiyi atamışız" yazıklanmacı tiyatroyu oynadıktan sonra mesele yok... Bazı kimseleri her zaman, tüm insanları bazen kandırsan da herkesi de her zaman kandırmazsın, hele ki de çalışan bir basın, gerçek gazeteciler, gerçek muhalif siyasetçiler varken... Ama varken... Borazanlaşması için satın alınan ve korkutulan medya ve mensupları, zindanlar, kayyumlar oradayken halka bol bol ninni koroları sunulabilir. Öyle ki hıpnozlanan beyinler, guruldayan karınlarına dış güçlerce sebep olunduğunu düşünecektir. Ola ki en yüksek propaganda bile az geliyor patlayan lağımı gizlemeye (çünkü canı yanan kitle büyüktür), bir sonraki rezalet, bir sonraki felaket derin bir özlemle beklenir. Nitekim çok geçmez ölü ve yaralı sayıları, hasar ve zarar rakamları ile süslü bir sel felaketi haberi bile hırsızları sevindirir, gündem değişti diye. Firavununa tapınanlar çok geçmeden her şeyi unuturlar.
tarafından
Geçmişin sultanlıkla yetinmeyip kendini tanrılaştıran firavunlarına özenen günümüzün Musa maskeli firavunları köleleşme aşkıyla yanıp tutuşan halklarını borazanlaştırılmış ve susturulmuş medya ve siyaset esnafı ile uyuturken modern devletin bütün diğer kurumları yanında hukuk da aşılması gereken önemsiz bir engel olmaktan çıkarak egemenlerin koruması ve payandası haline getirilir.
tarafından

Yoksul ve imkânsızın takvasının varlıkla sınanınca parasızlık olduğu ortaya çıktı. 

tarafından

Bilge yılmaz: "Kurumsal kapasiteyi ve liyakati tamamen yok ederek 85 milyonun geleceğini heba eden, rasyonellikten bu denli uzak bir ülke yönetimi kabul edilemez." Fon piyasalarında yaşanan çöküş ve ardından gelen derin çözümsüzlük bilinçli bir siyasi tercihtir.

Zemini bizzat hazırladılar! Çünkü liyakati, bağımsız kurumları ve adaleti yok ederek denetim mekanizmalarını tasfiye ettiler. Göz yumdular! Çünkü kurulan bu düzenin aktörleri kendi kadrolarıydı. Sahici bir çözüm üretmekten kaçıyorlar! Çünkü şeffaf ve rasyonel bir çözümün ucu kendilerine dokunacak. Kendi siyasi ikballeri ile milletin menfaati karşı karşıya geldiğinde tercihlerini istisnasız iktidarlarından yana kullanıyorlar. Müdahale edilmeyen her gün, finansal piyasalara olan güveni daha da tahrip ediyor, reel ekonominin zaten aksayan çarklarını iyice kilitliyor. Üstelik "çözüm" adı altında ortaya atılan adımlar zararı bertaraf etmiyor, aksine faturayı genişleterek zamana ve topluma yayıyor. Oluşan devasa maliyeti bu işlerden tamamen uzak duran, borç içinde hayata tutunmaya çalışan emeklimiz, işçimiz, gencimiz, beyaz ve mavi yakalımız ödüyor. Türkiye, kurala dayalı, hesap verebilir ve liyakatli bir yönetimle bu enkazı kaldırmak zorundadır.

...