"İkide bir 'fiyat istikrarı, fiyat istikrarı' diyorlar ya biz onu atıp bir kenara koyduk. Şimdi yeni dönem az önce anlattığım gibi aslında dört temelin üzerinde bina edilecek. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Bu amaçla harcama disiplini, kamu borç yönetimi, vergi düzenlemeleri, kamu alım ihaleleri, kamu özel iş birlikleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları şimdi bu dönemde hayata geçiriyoruz."
https://www.bloomberght.com/ekonomi-reform-paketi-aciklandi-2276350
Enflasyon denen fakiri ezen belayı vicdanlı biri bu kadar küçük görebilir mi?
100 liraya satılabilecek bir malı, satıcı 150 hatta 200 liradan satıyor. Fazla rekabet olsa bile 120 liranın altına düşürmüyor. "Neden daha ucuza satmıyorsun?" denilince cevabı: "Ben bunu sattığımda yeni malı rafa kaç liradan koyabileceğimi bilmiyorum. Bu şekilde fazla fiyatla satmazsam bir dahaki sefere maliyetini dahi karşılayamayıp sermayeyi kaybetmiş duruma düşüyorum."
Bir ekonomide bütün mallar ve bütün satıcılar bu durumdayken ortada üzerinde konuşulacak bir ekonomik fikir de model de sözkonusu değildir. enflasyon yağmur, fırtına, deprem gibi kendiliğinden olmaz. Bizzat hükümetlerce yapılır. Elbette birileri enflasyondan kar etmiştir. Ama enflasyon sabit gelirli, ücretli ve maaşlıların ezilmesi için kasdi olarak yapılır.
"Yatırım, istihdam, üretim, ihracat." : Sanki bunları değersiz görebilen, yeryüzünde tek bir ekonomik anlayış varmış gibi... Fakat gelinen noktada ufku kalmayan, gelecek belirsizliğinin bu kadar arttığı bir yerde kim üretim ve ihracat için yatırım yapacak da istihdam artacak... Nitekim parasının değerini kurtarmak için tüketime koşan halkın tetiklediği kadar bir ekonomik canlılığın ötesinde hiçbir şey elde edilemedi. Bu kadar ağır bedelin asla karşılığı olamayacak bir sonuç.
İhracat: Ocak-temmuz 2023 dönemi dış ticaret rakamlarına göre; ihracat geçen yılın aynı dönemine göre %0.7 azalarak 143.3 milyar dolar olurken, ithalat %5 artışla 216.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Yedi aylık dış ticaret açığı, %18.1 artarak 62.3 milyar dolardan, 73.6 milyar dolara yükseldi. Yıllık dış ticaret açığı, 120 milyar doları aştı. İhracatçı dövizinin yüzde 40'ını hâlâ Merkez Bankası'na teslim etmek zorunda…
İstihdam: Tekstil sektöründe bir yılda 1 milyon kişiyi aşan istihdam kaybı yaşandı. Tekstilde yaşanan pazar kayıplarından doğan boşluğu aynı ürünü daha ucuza üreten Bangladeş, Vietnam, Mısır, Kamboçya gibi ülkeler doldurdu.
Yatırım: Yatırım malı ithalatı azaldı. Tüketim malı ithalatı arttı.
Üretim: Şirketlere deprem harcamalarını gerekçe göstererek ek vergiler konuldu.
Harcama Disiplini: Bol saray, saltanat, şatafat harcamaları, sarayda günde 24 milyon lira harcama
Kamu Borç Yönetimi: 2018'de bir trilyon lira olan borcun 2023'te 6 trilyona ulaşması... Devleti dövizle ve altınla borçlandırıp sonra da dövizi bilerek patlatmak... Hiçbir işe yaramayan KKM için bankaların ödeyeceği parayı milletin parası ile karşılamak...
Vergi Düzenlemeleri: İğneden ipliğe herşeye ödenemez çapta vergi bindirmek. yeniden değerleme oranını gerçek enf lasyon seviyesinde yaparken ücret artışlarını sahte enflasyon seviyesinde yapmak. KDV, ÖTV, ATV, MTV artırmak, ithalata vergi, ayda 200 liracık harçlık kazanan internet girişimcisi gençlere KDV, defter tutma mecburiyeti getirip iş yapamaz hale düşürmek..
Kamu Alım İhaleleri: Hemen hepsi kapalı kapılar arkasında istenen kişiye verilen işler...
Kamu Özel İş Birlikleri: hazinenin döviz cinsinden gelir garantisi verdiği hiçbir ekonomisi olmayan israf yatırımları...
Kamu İktisadi Teşebbüsleri: Varlık fonunda sürekli zarar ettirilip sermaye takviyesine muhtaç hale getirilen şirketler...
Aslında yapılan, insanlık tarihinde gerçekleşen en korkunç fakirleştirme operasyonuydu:
Merkez Bankasının başına ekmeğini yediği halkı değil koltuğunu korumaya hevesli birini koyup kendi kanununa da uymayıp para biriminin değerini korumaktan vazgeç. Herkesi dövizini bozmaya teşvik edip dövizi ve enflasyonu patlat. Ama döviz bazında fakirleştirme yeterli değil. A) Sorumlulular dövizin sonsuz kadar yükseleceği duygusunu verecek kadar rezaleti seyretsin. Halk "Çin olmak için dövizin artışı serbest bırakıldı" deyip en yüksek kurdan döviz alsın. B) Tam o esnada anlamsız bir mevduat ürünü çok önemliymiş gibi haber etksini abartmak için büyük bir satışla dövizi çökertip daha da fakirleştir. C) Bu dayaktan sonra "KKM" ile veya dövize dönerek kendini kurtarmaya çalışanlara karşı enflasyonun çok altında döviz artışı ile bir kazık daha atılsın. KKM'ye girenlere vadesinde hayali kurlarla ödeme yapılsın ki o para ile piyasadan döviz aldığında parası yetmesin. D) Mevduat faizi de enflasyonun onda veya yirmide biri seviyesinde tutulsun, bir de bu şekilde millet fakirleştirilsin E) Kurtulmak için mevduatla ve dövizle çare bulamayanlar gayrimenkule yönelmeleri sevinçle karşılansın: Çünkü yepyeni ve çok kuvvetli bir fakirleştirme usulü de kendiliğinden ortaya çıkmış oluyordu. Ev ve kira fiyatları öyle bir artışla artsın ki kredi ile ev almak değil ancak kira ödeyebilmek mümkün olsun. Bu da yetmez. Konut fiyatlarının füze gibi artarak halkı daha da büyük bir fakirliğe sürüklemesi için düşük faizli kredi kampanyaları ile alabilen dar bir kesimin talebiyle fiyatlar artsın. Yetmez, sınır kapları açılsın, dünyanın heryerinden gelenler kabul edilsin ki hem ev ve kiralar artan taleple daha da artsın hem de yerlilerin işini gelirini kaybederek daha da fakirleşmesi sağlansın. Otomobilin de yatırım aracına dönüşmesi ihtiyacı olanların alamamasını sağlamak suretiyle fakirleştirme sürecine katkı versin F) Enflasyonun çok kısa sürede ve çok büyük miktarda artışı ile sınırlı bir kesim hariç uyanık davranamayan ve imkanı olmayan geniş halk kitleleri hızlıca çökertilsin. G) Servetleri yok edilen halkın gelirini de yok etmek gerekir: Ücret ve maaş alanların gelirleri gerçeğin dörtte biri açıklanan bir enflasyonla arttırılsın. Bunun için uygun yönetime ulaşılıncaya dek resmi istatistik kurumunun müdürü defalarca değiştirilsin. H) Hala geliri olanlara karşı her çeşit vergiyi artır. Fiyatını hükümetin kontrol ettiği herşeye zam yaparak daha da fakirleştir. H) Potansiyel Son Fakirleştirme Darbeleri: Enflasyonu düşürmek için ücret artışlarını durdur veya çok sınırla. Dövizde bekleyenleri faizleri hızla artırıp, rezerv satışı ile zarara uğrat. Böylece yerel paraya geçmeye zorla, arkasından süper bir devalüasyonla servetlerini sıfıra indir. I) Seçimler için kaygıya gerek yok. Dini milli söylemler, dış güçler gulyabanisi masalları hep işe yarar. Muhalifleri içeri tık, basını satın al ve sustur. Özgür kalabilen internet medyasına karşı yasa çıkar. Vergi ile boğazlarını sık. Olabildiğince her türlü aracı kullanarak fakirleştirmeye devam et.
Sonuç: Bütün bilenlerin işin varacağı yer olarak defalarca uyarmasına rağmen, hiç sürpriz olmayan korkunç bir fiyaskoyla biten saçmalık ve safsatalar bütünü... Faiz artırılarak bütün tükürükler yalanırken sanki hala herhangi bir ilkesi varmış gibi davranma gayreti... Yiyen, yemek isteyen olduğu müddetçe palavra sıkma kuvveti kullanılacaktır. Fiyat istikrarını bir kenara bırakmış olan, artık enflasyonu düşüreceğini söylemesi gerektiğine karar veriyor:
https://www.bloomberght.com/cumhurbaskani-erdogan-enflasyonu-tek-haneye-indirecegiz-2336131