tarafından
Çıkarken hoplaya zıplaya giden dolar yedi yıldan beri hep daha yükseklerde taban buluyor ve hiçbir zaman hareketine başladığı yere geri dönemiyor. Vaktiyle on yıl kadar yatırımcısını ağlattı.  O tarihten beri kısa süreli geri çekilmeler ardından hep kar ettiriyor. Bunun sebebi nedir? Hayatın hiç bir alanında hiç bir maliyete etkisi olmasaydı mesele olmazdı... Ancak enflasyon ve hayat pahalılığının kaynağı... Dolar bazında katlana katlana fakirleşen halkın bir çaresi var mı?

Cevabınız

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
İstenmeyen Reklam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya kayıt olunuz.

10 Cevaplar

tarafından

1) Vatandaş açısından: Dolara yatırım kumar olmaktan çıktıysa, artık hep kazandırıyorsa, para enflasyona karşı eriyorsa, kendini korumak için ne yapsın... Ama parasını dolara yatıranların şahlanan elektrik, doğalgaz faturalarına ve coşan fiyatlara ses çıkarmaması lazımdır. Yine de vatandaş devlet kurumlarını suçlayacaktır.

2) Devlet açısından: Herkesin iş sahibi olması için tasarruf yerine harcama ve yatırımı teşvik, dünyada birçok ülke idaresinin tercihidir. Bu tercihte kantarın topuzu kaçınca arz yetersizliği enflasyona yol açar. Ayrıca devletin enflasyona, yani mal ve hizmetlerin değeri karşısında paranın değerini düşmesine sebep olacak işleri (israf; hiçbir şeyin karşılığı olmadan, piyasadaki para miktarının artmasına yol açacak, kanunlara uygun ama iktisat mantığına aykırı harcamalar) durmazsa eninde sonunda dolar yine yükselir. Diğer taraftan dış saldırı olduğu da açık:  DonaldTrump'ın bu toprakların insanına bakışı  Tabi, kimse kâfi tedbir almayıp harbi kaybeden savaşçının “düşman vurdu” mazeretini dinlemez. Bu vaziyeti gören de şimdi artmazsa yarın artar diye dolar alır.

3) Halk ve idarenin sadece birinin iyi, diğerinin kötü olması diye bir şey yoktur. Tencere kapak dengesinde hep beraber dalalete düşüldüğünde, doğru yolu bulacak feraset ve irade bulunmadığında fakirlik başa gelecek en büyük sıkıntı olmayabilir. 17 Ağustos 1999 hatırlanması gereken bir tarihtir.

tarafından
tarafından
Bence tek çıkış, finansla hiçbir alakası olmayan usta bir ekibin Londra ve New York'u ziyaret etmesidir. Anladıkları dilden anlatılmalıdır.
tarafından
Varlığı, enflasyon ve dolar karşısında çok büyük kayba uğramış vatandaşın öfkelenmesi son derece normal. Bununla beraber "Yerli para biriminin insan tersine çevrilmesi, Nobel Kimya Ödülüne layık bir çalışma mıdır?" veya ekonomi yöneticisine "Sen soytarı mısın?" gibi sorular yöneltmek ne kadar doğru? Çünkü adam "I will totally destroy and obliterate the Economy of Turkey (I’ve done before!)."  "Türk Ekonomisini yıkıp yok edeceğim. (Daha önce yaptım!)" demiş. Okunan beddualar karşılığını bulmuş mu bilinmez tahtını kaybetti. Gelecek olanın daha insaflı olduğuna dair de bir işaret yok. Fakat umutsuzluğa da gerek yok. Gün doğmadan neler doğar. Bir yıl önce "korona" lafını kaç kişi biliyordu? Daha akıllı bir idare, daha şuurlu bir milli irade layık olunmayan nimetlere de ulaştırabilir.
tarafından

Hem halkın hem idarenin kendi parasının değerli olmasını istemesi ve ona göre davranması lazım. Ara sıra yapılan mecburi diyetlerle biraz kilo kaybeden şişman kişi, temel alışkanlıklarını değiştirmezse ve iyileşmenin devamı için kas kütlesini arttıracak terletici çalışmalar yapamazsa kısa sürede eski kilosuna geri döner. Aynı şekilde dolardaki artışa refleks verecek üretim, ihracat ve rekabet kasları uzun yıllardan beri yok olduğu için umulan fayda elde edilemiyor. Kimsenin uzun vadeli fedakarlığa tahammülü olmayınca fakirleşme krizleri dönem dönem vurmaya devam edecektir. İdarenin de halka güven vermesi gerekir, aksi takdirde ihracat veya döviz geliri artışı olsa da bu sisteme girmeyecektir. Güven vermek en az üç bakımdan mümkündür. 

Birincisi, para politikası içindedir: Bir vatandaş nasıl para basıp piyasaya sürdüğünde ömrünü hapislerde geçirmesine yetecek bir suç işlemiş oluyorsa, aynı durum idareciler için de geçerli olmalıdır. Yani hiçbir esasa bağlı olmadan, paranın değerini düşürecek derecede, sınırsız bir şekilde banknot matbaasını çalıştırmak veya para arzını arttırmak da suç olmalıdır. 

İkincisi vergi politikası içindedir: Paranın sistemden kaçmasına ve bitmeyen bir krize sebep olan "Nereden Buldun Yasası" 2003 yılında kaldırılmıştı. Şu anda, bu yasa adı söylenmeden, vatandaşların banka hesaplarına gelen giden paranın maliyece incelenmesini ve vergisinin sorgulanmasını sağlayacak şekilde yürürlüğe tekrar konulmuş durumdadır. Bu da paranın sistem dışında kalmasına yol açmaktadır. Bu gibi yasaların bizim gibi memleketlerde uygulanabilmesi için vergi oranlarının ciddi şekilde düşürülmesi gerekir. Hiçbir idare bunu yapacak cesarette olamayacağından banka hesaplarının incelenmesi uygulaması sonlandırılmalıdır.

Üçüncüsü harcama politikası içindedir: Bütçe içi ve bütçe dışı, yerel ve genel, idarenin her türlü harcamasının olabilecek en ileri seviyede denetlenmesi sağlanmalı, hatta bu denetim kurumlarının da denetlenmesini sağlayacak şekilde kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir. Kof ve hantal denetim sistemleri düzeltilmelidir. Her türlü harcama bütün kanallar kullanılarak en şeffaf hale getirilmelidir. Bazı rezaletler, sadece usta basın muhabirlerinin konuları deşmesi veya paylaşım kavgaları ile ortaya çıkıyor. Bu duruma gelinmeden, ortaya çıkacağı anlaşılan anlamsız veya illegal harcamalar yapılmazsa vergileri katlaya katlaya artırmak değil indirmek bile gündeme gelebilir. Bu şekilde "Yemeyeceksem, adamıma yediremeyeceksem idareye niye geleyim?" diyenler siyasetten sonsuza kadar tasfiye edilebilir. Ayrıca pandemi, birçok harcamanın yapılmadan, birçok personelin çalışması olmadan da işlerin yürüdüğünü gösterdi. Bu bilgiler kullanılarak katma değeri olmayan işlere son verilebilir. 

Dünyada seçim kazanmak isteyen hiçbir demokratik idare desteğini isteyeceği insanların sırtındaki vergi yükünü arttırmak istemez. Buna rağmen çeşit çeşit vergi artışı ve yeni vergiler gelmişse reform yapmanın zamanı fazlasıyla geçmiş demektir. Ne yazık ki, tarihte ekonomik reform denince, kolay olduğu için, hep sabit gelirlilerin her türlü haklarının azaltılması anlaşılmıştır. Bu da kaybedilen destekle beraber, değişmek zorunda kalınan idarelerle istikrarsızlığa yol açmıştır. Bu yazıyı, bu durumlara gelmeden yapılabilecek sayısız çareden birkaçından söz etmek için yazdım. Sıkıntının olduğu yerde çarelerin de tohumları vardır. Asıl olan, sıkıntı ile yüzleşen halkın beş yılda bir, bir kutuya kağıt parçası atmasından çok önce, önerilerinin dinlenebileceği, gerçekten işe yarayan kanalların var olmasıdır. Son önerim de şu olsun: CIMER, Açık Kapı gibi sistemler kapatılmalı ve işe yarayan yeni bir sistem kurulmalıdır.

tarafından
Ne nasihat kar etti ne musibet...

Ne birikimlerinin çöpe döndüğünü görenlerin gözyaşları ne çarşı, pazar, market fiyatlarına baktıkça "Senin Allah belanı versin." diyenlerin bedduası umursanmıyorsa...

Bütün yaşananlardan sonra "Demokratik iktidarlar tekrar seçilmek isterler." varsayımı tartışmalıdır.
tarafından
Anayasanın 78. Maddesi:

D- Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimlerinin geriye bırakılması ve ara seçimleri

Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir.

Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.
tarafından
Bin yıl kadar evvel yazılmış Kutadgu Bilig kitabındaki basirete ulaşılabilirse mesele kalmaz. Kitapta, halkın sultan üzerindeki ilk hakkının paranın değerinin korunması olduğunu yazar.

5574

Raiyyetin üç hakkı var sende

Bu haklarını öde, kendini zora düşürme

5575

Birisi ilinde arı tut gümüşü

Ayarını gözet ey bilgi küpü

5576

Bir diğeri doğru yasa yap halkına

İzin verme birinin diğerini zorlamasına

5577

Üçüncüsü bütün yolları emin tut

Eşkıyaların hepsini arıt

5578

Ödemiş olursun raiyyet hakkını

Ey açık elli, bundan sonra isteyebilirsin kendi hakkını
tarafından

Nedense Şair Eşref'ten şu mısralar aklıma geldi:

Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,
Vatandaş soyulurken aldırmıyor öküzler!
Hayadan eser yoktur nafile bütün sözler,
Beyhude inat etme hemen salla başını,
Dilini tut, uslu dur, zıkkımlan maaşını.

tarafından

“Gideceğimiz yönde bir köprü aramak için harcayacak mazot yok. Mazotu satıp parasını yediğim iddialarının sahipleri de yerçekimi – düşme oyununu kuranlar da aynı düşmanlar… Dolayısıyla uçurum olduğu söylenen tarafa doğru aynı kararlıkla ve aynı süratle devam edeceğimiz hakkında bilgilendirmek istedim.” demesiyle cinnet getirdiğinden şüphelenilen şoförün otobüsündeki yolcular “Şoför koltuğuna oturmak için izin isterken tam tersini söylemiştin.” demekle vakit kaybetmeden kapılara hücum etti: Dolar 13.43

tarafından
Çok riskli borsalarda bile zor uğranabilecek kaybı, yerli paraya dönmesi tavsiye edilen vatandaşlara yaşatıp seçim kazanmayı beklemek...
tarafından
Ne Suyla Ne Zehirle

Değişimin olup olmayacağı konusundaki acabalar Kasım 2021 itibariyle giderildi. Asıl anlaşılması gereken, gelecek olanların benzer veya başka zulümler yaptığında bir sonraki seçimin yıllarca beklenmek zorunda kalınmayacağının garantisinin ne olacağıdır. Denize düşen "Sarıldığın şeyin ne olduğuna bak." uyarısını dinlemez ama köklü çözüm için yağmurdan kaçanın doluya tutulmayacağı bir sistem kurulmalı.
tarafından

Çin modeli büyüme sadece yerli parayı olabildiği kadar değersiz hale getirerek mümkün mü? Diğer politika araçları da kullanılmalı mı? Çin’de devletin kurallarına aykırı davranmanın cezası çok ağır şekilde belirlenmiştir. Mesela milli parayı tutanlar devalüasyon ve enflasyonla çok ağır bir zarara uğrarken, karar alıcı devlet otoritelerinde görev alan bütün üst ve orta derece yetkililer (başkan, bakanlar, bakanlıklarda, merkez bankası ve hazine gibi kurumlarda çalışanlar) ile yakın ve uzak bütün akrabalarının başta banka hesapları olmak üzere döviz cinsi herhangi bir varlığa sahip olmadıkları ne şekilde takip ediliyor? Böylesi bir durum tespiti halinde idam cezası dışında bir ceza var mı?

tarafından

Tavsiyeler:

6 Mart 2015 $=2,6027TL

https://businessht.bloomberght.com/guncel/video/erdogan-dolara-asiri-yatirim-yapan-yaya-kalabilir/136503

2 Aralık 2016 $=3,5130TL

https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-38179921

3 Ağustos 2018 $=5,20TL

https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-45053990

9 Aralık 2019 $=5,80TL

https://tr.sputniknews.com/20191209/erdogan-libyayla-yapilan-mutabakatla-turkiye-esasinda-uluslararasi-hukuktan-kaynaklanan-haklarini-1040799533.html

14 Aralık 2020 $=7,8841TL

https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/son-dakika-erdogandan-cagri-dolarinizi-tlye-cevirin-6167419/

Edit:

19 Ocak 2022 $=13,660TL

Açıklama: "Vatandaşlarımızı, kurumlarımızı, yatırımcılarımızı sağladığımız imkanlardan faydalanarak Dövizden kendi paramızı ve kendi paramızla yürütülen finansal enstrümanlara geçmeye davet ediyoruz."

https://www.milliyet.com.tr/siyaset/son-dakika-erdogan-acgozlulere-hareket-alani-tanimayacagiz-diyerek-acikladi-panik-havasini-dagittik-6684323

Buna göre ne yapmak lazım?

Hoş geldiniz, Kolaylezzet SoruCevap sizlere sorularınızın diğer kullanıcılarımız tarafından cevaplanması için bir platform sağlar.
...